Arşiv | Karısını Siktirenler RSS feed for this section

Bayanlar Arkadaş Arıyorum

15 Ara

Merhaba, Ben İstanbul Anadolu Yakasından Emrah..  180 boyunda ela gözlü kumralım. Yaşım 27. Üniversite mezunuyum. Herkonuda konuşmak isteyen bayan arkadaşların maillerini bekliyorum..  Gizlilik temel prensiptir

 

 

 

Mail Adresim : asit.mirza@gmail.com

Hemşire Karımı Sikmeyen Doktor Kalmamış!

15 Ara

Merhaba. Adım Deniz. 41 yaşında evli bir erkeğim. Memurum. Hemşire karımın yaşı 37, minyon tipli, 2 çocuk annesi, normal güzellikte bir kadın. Sekste çok istekli, ama ben onun kadar istekli değildim. Bir de benim penisim 11 cm ve bazen erken boşaldığım için onu herzaman mutlu edemiyordum. Karım bundan hiç şikayet etmezdi, ama çoğu zaman sikişirken, “Nolur bitmesin, daha uzun sürsün!” falan derdi. Sevişmelerde götünün parmaklanması ve götünün yalanmasından da çok zevk alırdı. Hatta götten sikmeme karşı çıkmazdı, ama ben tam olarak onu götten sikemezdim, erken boşalırdım, ya da sikim tam sertleşmezdi. Yıllar böyle geçip gidiyordu. Haftada 1, bazen 10 günde 1 seks yapardık. Benimkinin küçük olmasının onu mutlu etmediğini biliyordum, ama o birşey demiyordu. 


Bir gün beni çalıştığı hastaneden bir bayan arkadaşı aradı, benimle konuşmak istediği bir mesele olduğunu söyleyerek, beni konuşmak için öğlen yemeğe çağırdı. Kabul ettim, meraktan da duramıyordum. Neyse, buluşunca biraz havadan sudan konuştuktan sonra, karım hakkında bilmem gereken bir mesele olduğunu söyledi. Ben de anlatmasını söyledim. Bana, karımın hastanede bir doktorla aşk yaşadığını söyleyince, birden ne yapacağımı şaşırdım. Kendime geldikten sonra, ona yardımı için teşekkür ettim ve ayrıldık. 

Ne yapacağımı düşünürken, içimde de değişik duygular vardı. Sanki bu durum bana inanılmaz bir zevk veriyordu. Bir yandan da karımın bunu nasıl yaptığını düşünüyordum. Sonuçta 2 çocuğu vardı ve (ben dahil) herkesin namuslu bildiği bir kadındı. Demek ki ben onu mutlu edemiyordum. Sikimin küçük olması, fazla seks istememem, bazen de erken boşalmam, (bana belli etmese de) belli ki karıma yetmiyordu. Bu karmaşık duygular içersinde bir süre birşey belli etmedim karıma. Ama çaktırmadan araştırmaya başladım, karımın nöbete kaldığı günler hep aynı doktorla denk geliyordu. Karımın nöbette olduğu geceler, karımın doktorla sikiştiğini düşünerek, ben de evde 31 çekiyordum… 

Bir keresinde nöbet dönüşü karıma sevişmek istediğimi söyledim. Karım kabul etmedi ve terli olduğunu, banyo yapması gerektiğini söyledi. Ama ben ısrar edince daha fazla karşı gelemedi. Ben her zamankinden daha istekliydim. Doktorun karımın amına girip çıktığını düşünmek beni delirtiyordu. Belki karımın amına boşalmıştı diye düşünüyordum. Biran önce karımı soyup amını avuçladım. Karımın amı sanki kızarmış gibiydi. Yalamak için eğildiğimde, “Yapma!” der gibi oldu, ama ben hemen amına yumuldum ve yalamaya başladım. Amının içi vıcık vıcıktı ve tahmin ettiğim gibi doktor karımın amına boşalmıştı. Karım tedirgindi, ama ben birşey belli etmedim ve içi döl dolu amını yaladıktan sonra sikmeye başladım. Ama daha 1 dakika sikemeden (yine erken) boşaldım… 

Ben üstünden kalkınca, karım yorgun olduğunu, uyumak istediğini söyledi ve hemen arkasını döndü. Karımın poposuna öpücükler kondururken ve götünü yalarken farkettim ki, götünün deliği de genişlemişti. Orası da kızarmıştı ve hafif kan izleri vardı. Hiç şüphem yoktu, karım doktara götünü de siktirmişti. Bunları düşününce sikimin yeniden kalktığını hissettim ve ben de götüne girmeye çalıştım. Ama malesef daha götüne sokamadan yine erken boşalmıştım… 

Daha sonraki günlerde, karımın hastanedeki bayan arkadaşından öğrendiğime göre, karımı hastanede sikmeyen doktor kalmamış. Karımın sikilip mutlu olmasına ses çıkarmıyorum, ama bunu kendi gözlerimle de görmeyi çok istiyorum! 

Hoşçakalın. 

[Deniz] 

Kocam Yanımızda Uyurken Arkadaşı Beni Sikti!

15 Ara

Herkese slm benim adım Tuğba. Daha önceleri, yani evlenmeden önceleri de sex hikayeleri okurdum. Özellikle karısını siktirenlerin, kocasını aldıp başka erkeklerle sikişen kadınların hikayelerine hayret eder, bunu nasıl yaptıklarına inanamazdım. Ama şimdi inanmayı bırakın, bunu birebir yaşıyorum. Kocam gayet yakışıklı ve bana son derece düşkün bir erkektir. Beni başka bir erkekle, hele ki kankası Burak’la paylaşacağı asla aklıma gelmezdi. 


Haftasonu gece evde kocamla oturmuş film seyrederken kocamın kankası Burak arayıp, bize oturmaya geleceğini söyledi. Burak arasıra gelir, kocamla içki içer, hatta ben de onlara eşlik ederim, sohbet ederdik. Ama bu sefer beni sikmeye geldiğini, ne kocam, ne de ben bilmeden, “Buyur gel!” dedik. Burak saat 23:00 civarı geldi, elinde bir şişe votka ve bir poşet dolusu bira vardı. İçeriye geçip sohbet ederken, konu Burağın bekarlığına gelmişti. Burak, bir erkeğin bekar olmasının çok zor olduğunu söyleyip dert yanarken, bir yandan da içkilerimizi içiyorduk. Mevsim yaz olduğundan Burakta şort ve üzerinde tişört vardı. Benim de üzerimdeaskılı tişört, altımda ise eşofman vardı, tanga giymeyi çok sevdiğim için içimde de tanga vardı. 

Sohbet içkiler eşliğinde ilerlemiş, saat 02:00 civarına gelmişti. Biz kocamla yatıp uyumayı planlarken, gecenin yeni başlayacağını nereden bilebilirdik ki. Kocama, “Tüm vücudum çok ağrıyor, biraz sırtımı ve belimi ovarmısın?” dedim. Kocam da, “Yapamam, zaten işten yorgun argın geliyorum, keşke bana da biri masaj yapsa sevaba girer!” dedi. Burak hemen kocama, “Uzan kanka, yapayım ayıp ediyorsun!” dedi. Kocam hiç ikiletmeden, “Tamam kanka, çok iyi olur!” dedi ve uzandı. Burak kocama masaj yaparken, “Yenge, kocanın masajını bitireyim sana da yapacağım!” dedi. Ben de, “Gerek yok Burakçığım, zaten kocama yaparken yorulacaksın!” dedim. O da, “Yok valla, yorulmam, istersen sana da yaparım yenge!” diye ısrar edince, “Olur!” dedim… 

Sıra bana gelmiş, yere uzanmıştım. Kocam da kendinden geçip koltuğa uzandı. Burak bacaklarımı yavaş yavaş ovarken, kocam da içkinin ve masajın etkisiyle iyice mayışmış, hatta hafiften horlamaya başlamıştı bile. Burak ayak bileklerimden yavaş yavaş yukarıya çıkıyor, popomun yanaklarına doğru parmaklarını değdiriyordu. Parmaklarının popoma değmesi benim de çok hoşuma gittiği için hiç sesimi çıkarmadım. Ben sessiz kaldıkça Burak işi iyice ilerletmiş, hesapta masaj yapıyor, ama resmen popomu okşuyordu. Bir anamımın ıslandığını hissettim. O kadar hoşuma gitmişti ki, resmen kendimi ona bırakmış, sadece kocamın uyanıp uyanmayacağına bakıyordum… 

Burak, “Biraz da omuzlarına yapayım yenge!” diyerek popomun üstüne oturup omuzlarımı ovarken, sikini arkamda hissediyordum ve zevkten nerdeyse boşalacak duruma gelmiştim. Ben sesimi çıkarmadıkça Burak da sikini resmen bastırır duruma gelmişti. Omuzlarımı ovan ellerinin titrediğini hissedebiliyordum. Tekrardan üstümden inip, belimi ve popomu ovalamaya başlamıştı. Benim sesimi çıkarmadığımı görünce, elini yavaş yavaş eşofmanımdan içeri sokmaya başlamış, resmen beni becermek istediğinin sinyalini vermişti. Benim hayatta böyle birşey yapacağım aklımın ucundan bile geçmezken, o anda resmen Burağın beni sikmesini istiyordum. 

Burağın eli bu arada eşofmanımın içinde tangamı kenara çekerek, parmağıyla götümün deliğini okşuyordu. Daha fazla dayanamamış olacak ki, eşofmanımı aşağıya çekip, tangalı götümü görünce, “Ooof Tuğba, çok tatlısın!” dedi. Ben okadar heyecanlıydım ki, hiç sesimi bile çıkarmıyordum. Birden tangamı da aşağıya çekip, popomu öpmeye, hatta yalamaya başladı. O kadar hoşuma gitmişti ki, Burağa, “Kocam uyanmadan sen de indir şortunu!” dedim. Burak şortunu indirdiğinde hayatımda hiç görmediğim bir şeyle karşılaşmıştım, yarrağı resmen bileğim kadardı. Heyecandan kalbim çıkacak gibi atıyor, bir yandan da kocamı gözetliyordum. Kocam yanımızda horlaya horlaya uyurken, ben doğrulup Burağın yarağını yalamaya ve emmeye başladım… 

Burağa biraz sakso çektikten sonra tekrar yüz üstü yattım ve “Hadi gir içime!” dedim. Burağın amıma girmesini beklerken, amımın suları resmen bacağıma doğru akıyordu. İlk defa bukadar sulandığımı hatırlıyorum. Burak o koca sikini yavaş yavaş amıma sürterken kendimden geçecek gibi oluyordum. En sonunda o koca yarrağını içime doğru ittirmeye başlamıştı. Yarrağı okadar büyüktü ki, amımı resmen zorluyordu. Burak gidip gelmelere başladığında, ben de kocamın uyanmasından korktuğumdan bağırmamak için dudaklarımı ısırıyordum… 

Daha sonra beni sırtüstü çevirip bacaklarımı açarak amıma sokarken, bir yandan da göğüslerimi yalıyordu. Burak beni okadar güzel sikiyordu ki, tırnaklarımı sırtına geçirip kendime doğru bastırıyordum. Kocamın bir an uyanması bizim sonumuz olabilirdi, ama o an hiçbir şey umrumuzda değildi. Burak amımı biraz daha siktikten sonra dayanamayıp içime öyle bir boşalmıştı ki, resmen dölleri içimi doldurmuş, amımdan dışarı taşıyordu. Burak boşalmıştı, ama ben daha tatmin olamamıştım… 

Burağı elinden tutup yatakodasına götürdüm. Zevkten adeta çıldırmıştım, Burağın o döllü yarrağını ağzıma alıp kaldırırken, bir yandan da taşşaklarını okşuyordum. Burağın o koca sikini demir gibi yaptıktan sonra, burak beni domalttı ve götüme sokmaya çalıştı. Fakat daha önce götüm hiç sikilmediği için Burağın yarrağı birtürlü girmiyordu. Biraz kremleyip yağlayınca, Burak ta yavaş yavaş götüme sokmaya başlamıştı. Yarrağı okadar büyüktü ki resmen götümü delerek ilerliyordu. Çok acıyordu, ama aldığım zevki anlatmam mümkün değil… 

Biraz alıştırarak siktikten sonra götüm iyice rahatlamıştı, taşşaklarını vura vura sikmeye başlamış, beni adeta uçuruyordu. Daha sonra yarrağını götümden çıkarıp amıma soktu. Daha fazla dayanamayıp boşaldım. Ama canım öyle sikilmek istiyordu ki, Burağın altından hiç kalkmadan kalçalarımı oynatmaya devam ediyordum. Burak ta o koca yarrağını bir amıma bir götüme sokuyor, beni çılgınlar gibi sikiyordu. Sonunda bana dönmemi söyleyip, suratıma öyle bir boşaldı ki, bütün ağzım yüzüm döl olmuştu. “Kocan uyanmadan bu işi burda bitirelim canım!” deyip üstünü giyindi ve beni yatakta öylece bırakıp evine gitti… 

Ama ben yarım kalmış, ikinciyi de istiyordum. Gidip kocamı kaldırdım, yatağımıza kadar getirip, “Sik beni kocacığım!” dedim. Kocam da, “Az önce Burak seni sikti ya, yetmedi mi aşkım?” dedi. Ben dona kalmış, konuşamıyordum. Gülerek, “Korkmana gerek yok aşkım, kızmadım, hatta çok sevindim!” dedi. Ben halen şoktaydım, ağzımı bıçak açmıyordu. Sessizliği yine kocam bozdu ve “Ben uyumuyordum canım, Burakla sikişmeni istediğim için uyuyor rolü yaptım aşkım!” dedi gülerek. Bir an rahatlayıp ben de kocam güldüm ve “Madem öyle, niye sen de aramıza gelmedin ki?” diye sordum. “Sizi yalnız bırakmak istedim canım! Rahat rahat sikişin diye!” dedi. “Eee, ne olacak şimdi?” dedim. “Burağı arasıra çağırır kendini siktirirsin aşkım!” diyerek, dudağıma bir öpücük kondurup, beni çook sevdiğini söyledi ve amıma girmeye başladı. Ve beni daha önce hiç sikmediği gibi heycanla sikti… 

Arasıra Burağı çağırıp kendimi siktiriyorum. Kocam gelince de kocama kendimi siktirirken yaptıklarımızı anlatıyorum. Kocamın eskisine göre daha çok zevk aldığını beni sikmesinden bile anlıyorum. Şimdi gecelerimiz ve seks hayatımız da daha renkli ve zevkli geçiyor. Bu durumda en önemli şey, üçüncü kişinin ağzı sıkı sağlam biri olması. Kocamı çoook seviyorum, ama başka biriyle şikişmek kocamla sikişmekten çooooooook daha zevkli! Anlayışlı kocam seni çok seviyorum! 

[Tuğba]

Karımı Siken Ameleler!

15 Ara

Ogün İşten döndüğümde karım evde yoktu. Önce üstümü değiştirdim, sonra da kendime bir bardak buzlu viski yapıp Televizyonun önüne oturdum. Kim bilir neredeydi karım. Fazla düşünmeden haberlere daldım. Kapının açıldığını duyduğumda ikinci Viskim de bitmek üzereydi. Gözlerimi Televizyondan koparıp salonun kapısından girmekte olan karıma şaşırarak baktım. Beyaz bir giysi vardı üstünde. Eğer buna giysi denilebilirse tabii. O baştan çıkartıcı vücudunu örtmekten çok daha göze batar hale getiriyordu çünkü. İncecik pamuklu bir kumaştan yapılmıştı. Biraz uzunca ve kolsuz bir Tişörte benziyordu. Sütyensiz memeleri, karnı ve kalçaları tüm hatlarıyla belliydiler. Eteği dizlerinin çok üstündeydi ve o güzelim bacaklarını olduğu gibi meydanda bırakıyordu. Yüksek topuklu dekolte ayakkabıların içindeki ayakları tırnaklarını süsleyen sedef rengi ojeyle daha da seksi bir hale gelmişti. 


Ama beni şaşırtan bunların hiç biri değildi. Her zaman böyleydi karım. Her zaman tahrik edici, her zaman sikilesiydi. Üstelik onun bu özelliği en çok hoşuma giden yanı olmuştu hep. Şaşmama neden olan başka şeylerdi. En başta uzun ve kumral saçları darmadağındı. Giysisi buruşmuş ve yer yer kirlenmişti. Çıplak kollarıyla bacakları da öyle. Sanki düşmüş, dayak yemiş, ya da trafik kazası geçirmiş gibiydi. Ama yüzündeki ifade haline uymuyordu. Yorgun ve mutlu görünüyordu.Gelip kanepeye yanıbaşıma oturduğunda eteği sıyrıldı. Şimdi ayrık bacaklarının iç taraflarının sırılsıklam ıslak olduğunu görebiliyordum. “Sikilmişsin sen.” dedim. “Ohh evet hem de ne biçim…” dedi. Sikim bir anda kalkıverdi. Karımın başkalarıyla sikişmesi kadar tahrik edici şey yoktu benim için. Tek koşulu olup bitenlerden haberim olmasıydı. En sevdiğim de başkaları karımı sikerken seyretmekti. Bu mümkün olmazsa karım herşeyi en ince ayrıntısına kadar anlatırdı bana. Sonunda bu uzun uzun sikişmemize neden olurdu. Şimdi de son derece tahrik olmuştum. Karımın gözlerinin içine bakarak, “Kim?” diye sordum. “Kim değil sevgilim, kimler diye sorman lazım.” dedi. “Kimler peki?” dedim. “Ameleler!” dedi. Birden bir şimşek çaktı kafamın içinde. Olup biteni hemen anlamıştım. Demek karım yaklaşık bir haftadan beri aklına takılan şeyi yapmıştı sonunda. 

Her şey bir önceki hafta sonunda başlamıştı. Yine böyle çok sıcak bir gündü. Boğazda oturan bir dostumuzu ziyarete gitmiştik. Balkonda ikram edilen viskileri içerken karımın çok frikikli oturduğunu farketmiştim. Eteği zaten kısacaktı ve otururken iyice sıyrılmıştı. Üstelik öyle bir bacak bacak üstüne atmıştıki, neredeyse çıplak kıçı görünüyordu. Buraya kadar garip bir durum yoktu. Ama karımın bu şovu neden yaptığını anlamakta zorlanıyordum doğrusu. Ziyaretine gittiğimiz dostumuz kadındı. Karımın kaçamak bakışlarını takip edince, şovun hedefini bulmakta gecikmemiştim. Oturduğumuz balkonun yan karşısında onarılmakta olan ahşap bir konak vardı. Neredeyse bitmişti onarım çalışmaları. Konağın duvarlarında binanın katlar halinde satıldığına dair ilanlar vardı. Doğaldır ki bunlar neden olmuyordu karımın bacaklarını göstermesine. Gerçek hedef, ya da daha doğrusu hedefler, konağın önündeki yığılı kumların yanında duran amelelerdi. Hafta sonu olduğu için çalışmıyorlardı anlaşıldığı kadarıyla. Güzel havanın tadını çıkarmak için dışarı çıkmışa benziyorlardı. Ama bu kadar hoş vakit geçirmeyi beklemedikleri de belliydi. Orada büyülenmiş gibi dikilmişler, karımı seyrediyorlardı. 

Gitmek üzere kalktığımızda şov bitmişti gerçi, ama dostumuzun oturduğu apartmanın binanın dışından dolanarak inen merdivenlerinden inerken yeni bir şov başlamıştı. Karım dış taraftan yürüyor, aşağıdan bakan adamların eteğinin altından çıplak kıçına kadar seyretmelerine fırsat veriyordu. Otomobilimizin yanına gitmek için onların önünden geçmek zorunda kalmıştık. Genç ve kaba saba adamlardı ameleler. Büyük ihtimalle hepsi doğuluydu. Gözleri karımın üzerinde sanki kenetlenip kalmıştı. Tepeden tırnağa sik kesilmiş bir halde, attığı her adımı, her hareketini izliyorlardı. Karım önce arka kapıyı açıp çantasını arka koltuğa koymak istemiş, sonra da güya koltukların arasına düşürmüştü. Tekrar almak için de eğilmesi gerekiyordu tabii. Gerçi yerime oturmuş olduğum için ben göremiyordum ama, ameleler karımın her yerini görmüş olmalıydılar. Pantolonlarının önünü birer çadır gibi kabartan kalkmış sikleriyle orada bırakıp gitmiştik. 

Eve girdiğimizde karım olayı yeniden gündeme getirdi, “Ne hale geldi ameleler gördün mü sevgilim?” dedi. “Mahvettin adamları. Hiç acıman da yok. Ne yapacaklar şimdi? Hepsinin siki kazık gibi olmuştu.” dedim. “Biliyorum. Aklımı başımdan aldı o kalkmış sikler, ama ne yapabilirdim ki? Sahi ne yapacaklar şimdi?” dedi. “Seni düşünüp otuzbir çekerler herhalde.” dedim. Bu sözlerim müthiş bir etki yapmıştı üstünde. Eteği beline kadar sıyrılmıştı. Gözlerimin içine bakarak, “Yaparlar mı sence? Sahi beni düşünüp otuzbir çekerler mi?” dedi. “Hiç kuşkun olmasın!” dedim. “Ohhh gerçekten çok hoş olur bu. Düşünsene o kocaman siklerini ellerine alıp beni sikmeyi hayal ettiklerini. Avuçlarını sikerken, beni siktiklerini düşünecekler değil mi? Bellerini benim için getireceklerini düşünüp çıldıracak gibi oluyorum sevgilim. Yazık olacak o güzelim döllere. Boşa gidecek hepsi de.” dedi. Gözleri yarı kapalıydı artık. Bacaklarını alabildiğine açmış, oturduğu koltuğun kollarına atmıştı. İyice sulanmış amı, olduğu gibi ortadaydı. Dayanılır bir manzara değildi bu. Aslında onu hemen ve oracıkta sikmek istiyordum ama, seyrettiğim şey o kadar tahrik ediciydi ki, bozmaya kıyamıyordum. 

Pantolonumun fermuarını indirip sikimi dışarı çıkardım ve otuzbir çekmeye başladım. “Ooohhhh göster bana sevgilim.” dedi karım, “Beni sikmeyi düşünüp nasıl otuzbir çekileceğini göster hadi.” dedi. İkimiz de son derece heyecanlanmıştık. Artık konuşmuyor, yalnızca otuzbir çekiyordum. Gözlerimiz birbirinde eriyor, ellerim giderek daha hızlı hareket ediyordu. Belim gelmeye başlamıştı. Sikimden fışkıran erkeklik sıvısı aradaki bir kaç metrelik mesafeyi aşıp, karımın çıplak karnına gelmişti. Bu da onun elektrik çarpmış gibi irkilmesine neden olmuştu. Çığlığa benzer bir inilti çıkmıştı ağzından ve koltuğun üstünde yığılıp kalmıştı. 

Ameleler gece yatağa girdiğimizde bir kere daha gündeme gelmişti. Ama bu sefer otuzbir çekmeyi değil, ellerine geçirirlerse onu nasıl sikeceklerini konuşmuş ve çılgıncasına sikişmiştik. Bu durum tüm hafta boyunca da sürmüş gitmişti. Şimdi karım gidip kendini amelelere siktirdiğini söylüyordu. Sikim öyle bir kalkmıştı ki pantolonumu yırtabilirdi. Gözlerimi karımın bacaklarının pırıl pırıl parlayan iç taraflarından alamıyordum bir türlü. Bu ıslaklığın, amele belleriyle karışmış am sularından kaynaklandığını bilmek bile son derece kafa yediriciydi. Karım da gayet iyi biliyordu bunu. Kanapede biraz öne kaymış, bacaklarını alabildiğine açmıştı şimdi. Yorgun bir sesle, “Şu halime bak sevgilim, görüyorsun değil mi ne halde olduğumu?” dedi. “Güzel siktiler mi seni?” dedim. “Ohhh evet, çok güzel siktiler beni!” dedi. “Nasıl siktiler?” dedim. “Heryerimden siktiler beni. Peşpeşe, birer birer, hep birlikte bayıltana kadar siktiler beni.” dedi. Şimdi yarı yatmıştı kanepenin üstüne. Dizlerini karnına doğru çekmiş, kendini alabildiğine açmıştı. Amını da götünü de görebiliyordum. Susamış bir ağız gibi açık duran amında da, kızarıp hafiçe şişmiş götünüde de peltelenmiş beller vardı. Dayanılır gibi değildi gördüklerim. Yerimden fırlayıp akıl almaz bir hızla pantolunumu ve donumu çıkardım. Neredeyse atlayarak, karımın açık bacakları arasına girdim. Tek bir harekette ve dibine kadar soktum taze sikilmiş ve iyice gevşemiş vıcık vıcık amına. Sonra da zevkten boğulmuş bir sesle, “Hadi anlat!” dedim, “Hepsini en baştan anlat. Nasıl sikildiğini anlat bana!” dedim. 

Karım: “Sabah sen gittikten sonra tekrar aklıma geldi ameleler. Zaten bütün hafta boyunca çıkmamışlardı ya aklımdan. O gün beni seyrederken siklerinin nasıl kalktığını hatırladıkça amım sulanıyordu. Ama oraya gidip de kendimi onların önüne atmaya da cesaret edemiyordum bir türlü. Sonra bu sabah birden cesaretlenmiş hissettim kendimi. Oraya gittiğimde dışarda yalnız bir amele vardı. İri yarı kaba saba biriydi. Daha beni görür görmez hatırlamış ve cin çarpmışa dönmüştü. Gözlerini üstümden alamıyordu. Yanına sokulup, satılık dairelerle ilgilendiğimi söyledim. Sonra cevap bile beklemeden girdim binanın içine. Hemen peşimden geliyordu. Ben önde, o arkada merdivenleri tırmanıp en üst kata çıktık. Özellikle yavaş yavaş çıkmıştım merdivenleri. Gözlerinin bacaklarımda ve kıçımda dolaştığını hissediyor ve çıldıracak gibi oluyordum. Yukarıda yüzümü ona dönünce ilk gözüme çarpan pantolonunun önündeki muhteşem kabarıklık oldu. Oh tanrım nasıl da kalkmıştı siki. İyice şaşkındı. Zaten Türkçesi çok bozuktu ve söylediklerini anlamakta zorluk çekiyordum, ama merdiven macerasından sonra dilini yutmuş gibi susmuştu. Ben odaları dolaşırken peşimden geliyor ve sesini bile çıkarmıyordu. Ama gözleri alev alev yanıyordu. Bakışları neremde dolaşsa orayı yakıyor gibiydi. Deli gibi sulanmıştı amım… 

Dipteki odalardan birinde üç amele daha çalışıyordu. İçeri girmemle birlikte durup beni seyretmeye başladılar. Hepsi de doğulu olmalıydı. Aralarında anlayamadığım bir şeyler konuşup duruyorlardı. Üzerimde dolaşan gözlerine bakarak, konuşmanın konusunun benden başka bir şey olmadığını anlıyordum. Amım nabız gibi atıyordu artık. Kendimi bir anda dört tane ayı gibi herifin arasında bulunca, içimdeki sikilme isteği dayanılmaz boyutlara ulaşmıştı. Aslında kendimi onlara daha çok seyrettirmek istiyordum, ama odada oturabileceğim yer yoktu. Pencerenin önüne gidip dışarıya baktım. Sonra da sanki çevreyi daha iyi görmek istiyormuşum gibi sarktım pencereden dışarı. Arkamda bir anda büyük bir sessizlik oluşmuştu. Böyle durunca eteğimin iyice sıyrıldığını, götümün meydana çıktığını biliyordum. Gördükleri manzara karşısında dilleri tutulmuştu sanki. Yüzümü tekrar onlara döndüğümde üzerlerinde yarattığım etkiyi daha iyi anladım. Mahvolmuştu hepsi. Sikleri öyle bir kalkmıştı ki sevgilim. Bu manzara da benim mahvolmama neden oluyordu tabii. Biran önce sikilmek istiyordum…” dedi. 

Karımın anlattıklarını dinlerken yüzünü de dikkatla inceliyordum. Yaşadıklarını anlatmak onu da heyecanlandırmış yanakları yine kızarmıştı. Giysisi göğsünde toplanmıştı. Başından geçenlerin tüm vücudunda küçük izler bıraktığını görebiliyordum. Kendime zorla hakim olup yeniden dikkatimi karımın anlattıklarına verdim. 

Karım: “Birden aklıma adamların geceleri orada yatıp yatmadıkları sorusu takıldı. Eğer inşaatta yatıyorlarsa, yataklarıyla eşyalarının bulunduğu bir yer olmalıydı. O zaman ne yapıp edip onları oraya götürmeliydim. Böyle düşününce iş biraz kolaylaşmış oluyordu. Adamlara bana ikram edecek çayları olup olmadığını sordum hemen. Tabii şaşırdılar önce. Sonra içlerinden biri atılıp önüme düştü ve alt kata inmeye başladık. ilk amele de dahil olmak üzere diğerleri yukarda kalmışlardı. Ama yanımıza gelmelerinin fazla sürmeyeceğinden emindim. Gittiğimiz yer bodrum katın dip tarafındaki büyücek bir odaydı. Duvar diplerine dizilmiş beş yer yatağı, bavullar ve bir köşede de piknik tipi bir ocak duruyordu. Adam hemen ocağın yanında duran demliği kapıp dışarı çıktı. Su doldurup geleceğini anlamıştım. Gidip ocağa en yakın yatağın üstüne oturdum ve beklemeye başladım. Elinde demlikle tekrar döndüğünde cin çarpmışa döndü amelecik. Otururken eteğim öyle bir sıyrılmıştı ki, kıçım bile meydandaydı. Pantolonun önü bir anda kabarmıştı. Şaşkın adımlarla ocağa doğru yürüdü ve demliği yerleştirdi. Ellerinin titrediğini görebiliyordum… 

Bu arada benim de bekleyecek halim kalmamıştı. Elimi uzatıp pantolonunun üstünden o muhteşem sertliği okşamaya başladım. Ateş gibi yanıyordu siki sevgilim. Kocamandı. Ellerinin titremesi tüm vücuduna yayılmıştı. Öbür elimi de götürüp pantolonunun düğmelerini çözdüm. Sonra da elimi içeri sokup, donunun aralağından sikini yakalayıp dışarı çekmeye başladım. Artık ikimiz de son derece heyecanlanmıştık, ama onun heyecanı benimkinden çok fazlaydı. Daha sikini tam çıkaramadan beli geldi. Sanki elim yanmış ve çıldıracak gibi olmuştum. Sonunda hala küçük küçük kasılıp tepesindeki delikten beller fışkırtmakta olan o kocaman siki dışarı çıkarmayı başardım ve uzanıp ağzıma aldım. Homurtuya benzer bir ses kaçırdı ağzından. Kaba ve tozlu elleriyle omuzlarıma yapıştı. Nihayet hareket etmişti. Sertliğinden hiç kaybemişti siki. Bellerinin tuzlu tadı ve keskin kokusu ağzımı ve genzimi doldurmuştu. Oh sevgilim zevkten başımın döndüğünü hissediyordum. Emmeye, başımı ileri geri götürüp sikini ağzıma sokup çıkarmaya başladım. Bir mantar gibi şişmişti başı. Yeniden beli geldi. Az önce büyük bir bölümü boşa giden tohumları bu sefer gırtlağıma fışkırıyor, delirtiyordu. Bu kadarı fazlaydı doğrusu. Dayanamıyordum. Birden geliverdi belim…” dedi. 

Karımı dinledikçe sikim patlayacak gibi kalkmıştı. Elimi götürüp amını avuçladım. Hiç olmadığı kadar vıcık vıcıktı. Tepeden tırnağa titremesine neden olmuştu bu. Dinlemeyi sürdürürken amına sokup çıkarıyordum artık. Karımda anlatmaya devam etti. 

Karım: “Siki hala taş gibi sert ve dimdikti. Biran için yüzüme baktı. Olup bitenleri anlayamamış gibi bir ifade vardı yüzünde. Eminim ilk defa bir ağza girmişti siki. Üstelik tüm bellerini de yalayıp yutmuştum. Sonra omuzlarımdan itip yatağa yatırdı beni ve adeta üstüme atladı. Yeniden son derece heyecanlanmıştım. Sonunda beklediğim an gelmişti sevgilim. Sikilecektim. Az önce ağzımda patlayan sikin, alev alev yanan başı bir anda amımı bulmuştu bile. Tek bir harekette dibine kadar geçirdi bana. Sonra da sikmeye başladı. Kıtlıktan çıkmış gibi çabuk hareketlerle sokup çıkarıyordu içime. Zevkten uçmuş gibiydim. O anda diğer amelelerin de kapının önünde durduklarını farkettim. Dikilmiş bize bakıyorlardı. Hepsinin gözleri vücudumda sabitleşmiş gibiydi. Onların gözleri önünde sikilmek o kadar güzeldi ki sevgilim. Bacaklarımı kaldırıp üstümdeki amelenin beline doladım. Neredeyse aynı anda adamın yine beli geldi. Fışkırmalarını amımın en dibinde hissediyordum. Çığlıklar atarak ben de getirdim belimi. Gözlerim kararıyordu… 

Üstümdeki kalkarken, yerini bir başkası alıverdi. Bir anda yeni bir sik girdi içime. Hemen de fışkırtmaya başladı. Aman tanrım nasıl da abazandılar herifler. Daha kendimi tam toplayamadan, bir kez daha getirdim ben de belimi. Üstümdeki amelenin gerçi beli gelmişti ama, tınmamıştı bile. Hırsla sürdürüyordu beni sikmeyi. Bu sefer biraz daha uzun dayandı. Ama çok geçmeden tohumlarını tekrar amımın dibine boşaltmaya başladı. Kendimi tutamıyordum. Döl dalgalarının rahmimin ağzına çarptığını hissedince yeniden belim geldi benim de. İnanılmaz bir şeydi, ama hala sikmek istiyordu beni. Ötekiler bırakmadılar. Üçüncü amele onu omuzlarından tutup üstümden kopardı sanki. Sonra da bacaklarımın arasına kendi girip dibine kadar soktu amıma. Daha sonra, onun yerini dördüncü amele aldı. İş kelimenin tam anlamıyla çığrığından çıkmıştı artık. Böyle sıraya girip kaçar kere siktiler beni bilmiyorum sevgilim. Rüyada gibiydim. Amım, en çok bir kaç saniye için boş kalıyor, sonra kazık gibi sert yeni bir amele siki giriyordu içime. Artık ilk baştaki kadar çabuk da getirmiyorlardı. Sikişlerin süresi her seferinde biraz daha uzuyor, bu yüzden de her sikiş biraz daha zevkli hale geliyordu. Amım, tüm benliğimin merkezi haline gelmiş, neredeyse belle tepeleme dolup, iyice gevşemişti. İçime girip çıkan sikler, beni daha da tahrik eden şakırtılı sesler çıkarıyor ve amımdaki döllerin dışarı taşıp, önce götüme, oradan da yatağa sızmasına neden oluyordu… 

Aslında hiç biri bana zevk vermeyi aklına getirmiyordu tabii. Yalnızca kendilerini düşündükleri açıkça belliydi. Düpedüz beni kullanıyorlardı ve ben bunu son derece tahrik edici buluyordum. Kocaman sert ve nasırlı eller vücudumun her yanında dolaşıyor, memelerini avuçlayıp, sıkıyor, mıncıklıyordu. Sikişmek değil, sikilmek istemiştim ve sikiliyordum işte. Ohhh sevgilim, biri inip biri çıkıyordu üstüme. Birden yatağın yanında durup bizi seyreden diğer üçünün aralarında bir şeyler konuştuğunu duydum ama ne dediklerini anlamıyordum. Bacaklarımı o anda beni sikmekte olan herifin beline dolamış, zevkle inlemekle meşguldüm. Beynim durmuş gibiydi. İçimdeki sik tohumlarını boşaltmaya başladığında, ben de bilmem kaçıncı kez belimi getirdim. Rüyada gibiydim. Derken bir değişiklik oldu ve üstümdeki amele çekilince bir yenisi gelmedi. Onun yerine kaba bir çift el kalçalarımdan tuttuğu gibi beni yüzüstü çevirdi. Sonra da kalçalarımı ayırdı eller. Ne olacağını anlamıştım. Sıra götüme gelmişti. Yeni bir sikilme isteği tüm yakıcılığı ve şiddetiyle pençesine alıverdi beni…” dedi. 

Karımın sesi artık iyece boğuk çıkıyordu. Bacaklarını alabildiğine aralamış, dizlerini büküp neredeyse memelerine kadar çekmişti. Sokup çıkardıkça kalçaları sağa sola çalkalanıyordu. Birden amından çıkarıp daha aşağıya götüne kaydırdım yarağımı. İyice açıktı küçük deliği. En az amı kadar kaygan bir haldeydi. Hiç zorlanmadan giriverdi yarağım. “Ohhh sevgilim…” diye inledi karım. Bir dirseğimi kanepeye dayamış, onun zevkten çarpılmış yüzünü seyrediyordum. Birden vücudunun sarsılmaya başladığı gördüm. Yarağım sanki bir mengenenin içine sıkışmış gibi oldu. Beli geliyordu karımın. Tekrar kendini topladığında kaldığı yerden anlatmaya koyuldu. Artık götünden sikilişinin öyküsüydü anlattıkları: 

Karım: “Kıçımı havaya kaldırmış bekliyordum sevgilim. İlk gelen sikini ağzıma aldığım amele oldu. Bir anda çıktı üstüme. Sikini döllerle vıcık vıcık olmuş götüme dayadı ve canımı acıtabileceğini bile düşünmeden geçirdi bana. Gözümde şimşekler çaktırarak dibine kadar soktu götüme. Sanki yatağa çivilemişti beni. Pompalamaya, o kocaman sikini götüme sokup çıkararak beni sikmeye başladığında, daha gevşeyememiştim bile. Ama bunun farkında bile değildi. Hırsla sikiyordu götümü. Durmadan sikilmekten iyice gevşeyen amımdan sonra, götümün sıkılığı aklını başından almış gibiydi. Birden patlayıverdi içimde. Dölleri götüme doluyor beni çıldırtıyordu. Bağıra bağıra, ben de belimi getirdim. O üstümden kalkıp yerini öbürlerinden biri almadan önce de dizlerimin üstüne kalkmayı başardım bu arada. Domalmış yeni sikleri bekliyordum sevgilim. İkinci sik kolayca girdi götüme. İlkinin dölleri içimi de iyice kayganlaştırmıştı. Ellerim yatağa dayalı, gözlerimi kapamış, kendimi bir piston gibi götüme girip çıkan kocaman amele sikinin verdiği zevke tümüyle bırakmıştım. Delice bir şeydi bu. Diğer ameleler yatağın yanında durmuş, arkadaşlarının götümü sikişini seyrediyordu. Pantolonlarının çözük önlerinden dışarı çıkan sikleri dimdikti… 

Ağzımın sulanmasına neden olan bir manzaraydı bu. Heriflerin gözlerine bakarak ağzımı aralıyor dudaklarımı yalıyordum ama ne istediğimi anlamıyorlardı bir türlü. Gerçi biri artık öğrenmiş olmalıydı, fakat öbürleri amım ve götüm gibi ağzımın da sikilebileceğini akıllarına bile getirmiyorlardı. Bu arada götümdeki sik de fışkırmaya başlamış ve beni yeniden bulutların üstüne göndermişti. Sonra üçüncü amele geçti arkama. Artık iyice gevşemişti götüm. Adam da biraz yorulmuştu galiba, öbürlerinden daha sakin sikiyordu götümü. Sikini neredeyse başına kadar çıkarıyor, sonra yeniden dibine kadar geçiriyordu götüme. Zevkten uçuyordum sanki. Elimi kaldırıp en yakındaki amelenin paçasına yapıştım ve çekmeye başladım. Şaşırmıştı. Ona adeta yalvararak bana yanaşmasını söyledim. İlk amele ne istediğimi anlamıştı harhalde, arkadaşına bir şeyler söyleyip bana doğru itti. Kararsız hareketlerle yatağın üstüne çıkıp, önümde diz çöktü adam. Kocaman siki gözlerimin önündeydi. Elimi uzatıp sikini yakaladım ve biraz daha çektim yüzüme doğru. Sonra da ağzımı açıp, dudaklarımı, mosmor kesilip çatlayacak gibi şişmiş başına yapıştırıdım. Vücudu titredi. Sanki korkuyor gibiydi. Ama sikinin bir bölümünü ağzımın içine aldığımda kendini bıraktı. Bir elini omuzuma koyup öbür eliyle saçlarımdan kavradı ve ağzımı sikmeye başladı. O koca sikini ağzıma sokup çıkarıyordu şimdi… 

Ah sevgilim bir bilebilsen, öylesine güzeldi ki. Bir amelenin siki götüme, diğerininki ağzıma girip çıkıyordu. İki taraftan birden sikiyorlardı beni. Zevkten delirecek hale gelmiştim, ikisinin de belini getirmek üzere olduğunun farkındaydım. Olabileceğini bile akıllarına getirmedikleri bir şeyi yaşamak onlar için çok fazlaydı. Ağzım da götüm de fışkıracak döllere hazırdı. İlk patlayan ağzımdaki sik oldu. Hem de nasıl patladı sevgilim. Sanki hiç tükenmeyecekmiş gibi gırtlağıma fışkırtıyordu döllerini. Sonra götüme de amele dölleri dolmaya başladı. Neredeyse bayılmak üzereydim. Bundan sonra her şey birbirine girdi. Beni iki yerimden birden sikebileceklerini iyice kavramışlar, artık birer birer değil, ikişer ikişer biniyorlardı üzerime. Biri amıma, diğeri götüme sokuyordu sikini, aynı anda hem amdan hemde götten sikiyorlardı beni. Ohh sevgilim, müthiş bir duyguydu bu. Üçüncüsü ise ağzıma sokmuştu yarağını. Ellerim de boş durmuyor, sırada bekleyen yarağı okşayıp inmesine izin vermiyordu. Sonunda sikleri kalkmaz olana kadar siktiler beni. Ohhhh sevgilim zevkten bayıltana kadar siktiler beni. Midem, amım götüm döl dolmuştu.” dedi. 

Daha fazla dayanmama olanak kalmamıştı, yüzüstü çevirdim karımı. “Ah ne güzel şimdi de sen sikeceksin götümü değil mi?” diye mırıldandı, “Karının amele sikleriyle bollaşmış götünü sikeceksin değil mi? Ohh, hadi gel sok götüme sevgilim. Hadi çabuk nolur!” diyerek, kıçını havaya kaldırmış önümde domalmıştı. Gerçekten de bollaşmıştı götü. Sikimin zonklayan başını dayayıp bastırdım. Neredeyse içine çekti beni. Vıcık vıcık döl doluydu götü. Zevkten başım dönüyordu. Karım da susmak bilmiyordu: “Hissediyor musun içim nasıl döl dolu sevgilim?” diyordu, “Nasıl sikip sikip içime fışkırtmışlar değil mi? Ohhh amele dölü dolu götüm, bak. Hadi sik beni nolursun… Oh hadi sevgilim!” dedi. Kendimi tutmama imkan yoktu. Belim gelmek üzereydi. Karım da farkındaydı bunun. Kalçaları bir dansözünkü gibi kıvrılıp bükülüyor çalkalanıyordu. “Hadi getir belini sevgilim.” dedi sonra, “Hadi getir belini. Ohhh hadi sen de fışkırt götüme… Tüm döller birbirine karışsın nolur.” dedi. Birden bir top gibi patladım. Hiç durmayacakmış gibi geliyordu belim. Gözlerim kararıyordu. Sonra karımın üstüne yığılıp kaldım… 

Hoşçakalın. Herkese bol sikişler. 

[Kıvanç]

İsveçli Karım Karoline’nin gözümün önünde sikilişi!

15 Ara

 

İsveçli karım Karoline ile üç yıllığına Türkiye’ye gelip yerleştiğimizde bir yıllık evliydik. On yıldan beri İsveç’te yaşıyordum ve bir İsveç firması Türkiyedeki işlerinin başına geçici olarak geçmemi istediğinde ikimiz de sevinmiştik buna. Ben bir süre de olsa kendi ülkemde bulunacağım için; Karoline ise daha önce yalnızca bir kere benimle birlikte geldiği ve egzotik bulduğu bir ülkede bir süre yaşayacağı için. Firma Leventte bir Villa tutmuştu bizim için. Büyük modern ve lüks bir evdi bu. İşyerim de oldukça yakındı. Kısacası hayatımdan memnundum. 


O akşam karımla birlikte evin yüksek ağaçlarla çevreden kopmuş arka bahçesinde oturuyorduk. Hava sıcaktı. Eve gelir gelmez soyunmuş ve üstüme yalnızca bir şort geçirmiştim. Karoline’nin üstünde de incecik ve kısacık bir şortla, küçük bir büstiyer vardı. Elimde viski bardağı şezlonga yarı uzanmış onu seyrediyordum. Gerçekten müthiş güzel bir kadındı karım. Vücut yapısı tam bir İsveçlinin olması gerektiği gibiydi. Uzun boylu ve uzun bacaklı. Yüzü belki bir resim kadar güzel değildi ama müthiş çekiciydi. Şehvetli bir ifadesi vardı. Sapsarı saçları omuzlarına kadar iniyordu. Büstiyerinin altından tüm hatlarıyla belli olan memeleri dimdik, kütür kütür sert ve tam olması gerektiği büyüklükteydiler. Beli inceydi. Kalçaları ise geniş. Şimdi böyle otururken görünmüyordu ama götünün onun vücudunun en güzel yerlerinden biri olduğunu çok iyi biliyordum. Kalçalarının yuvarlaklığı başdöndürücüydü. Üst taraflarındaki gamzeler bu yuvarlakları daha da çekici bir hale getiriyordu. Akdenizli bir erkeğin zevklerine sahip olduğum için ona tav olmamın nedenlerinden biri de götüydü. Bacakları ise söylediğim gibi alabildiğine uzun ve güzeldiler. Ne fazla küçük ne de fazla büyük ayakları da resim kadar güzel ve tahrik ediciydiler. Bütün bu saydıklarıma bir de teninin pürüzsüz yumuşaklığıyla beyazlığını eklemek gerekiyordu tabii. Kısacası gerçekten tam bir fırtınaydı karım. 

“Biliyor musun sevgilim?” dedi birden, “Bu ülkenin en ilginç yanı, onu gerçekten ilginç yapan özelliği, ne güneş ne de tarihi hazineleri.” dedi. Elindeki buzlu viski bardağını yanağına dayamış bana bakıyordu. Doğrusu ne söyleyeceğini merak etmiştim. Sesimi çıkarmadan devam etmesini bekledim. “Bu ülkede güneş de bol, tarih de. Ama daha bol olan şey Sik.” diye devam etti. “Nasıl yani?” diye sordum şaşkınlıkla. “Yani burada en bol şey Sik demek istiyorum sevgilim. Her yerde bol bol Sik var. Yeteri kadar boşaltılmadıkları için ikide birde kalkan Sikler var bol bol.” dedi. “Bunu nereden biliyorsun sen?” diye sordum. “Ama sevgilim bunu bilmemek için kör olmak gerekli. Her sokağa çıktığımda görüyorum onları.” diye cevap verdi. “Tam anlayamadım yine de?” dedim. “Anlaşılmayacak bir şey yok ki. Ne zaman sokağa çıksam çevremde bir Sikler Ordusu oluşuyor. Kimi hemen, kimi biraz sonra kalkan Sikler.” dedi. “Seni rahatsız ediyorlar yani?” dedim. “Bunu da nereden çıkardın sevgilim? Neden rahatsız olayım ki? Aksine hoşuma gidiyor. Bir kadınım ben. Erkekler nasıl kadınlara bakarak Siklerini kaldırıyor ve onları sikmek istiyorlarsa, kadınlar da Sik kaldırmayı severler. Benim gözümle baktığında bu kadar çok Siki birden aynı anda kaldırabilmek inanılmaz hoş. Bundan beni beğendiklerini, vücudumu arzuladıklarını anlıyorum. Daha doğrusu beni sikmek istediklerini. Bu da çok hoşuma gidiyor. Sikleri kalkıyor ve beni gözleriyle sikiyorlar.” dedi. 

Öyle şaşırmıştım ki bir süre konuşamadım bile. Sonra birden müthiş bir şeyin farkına vardım. Sikim kalkmış ve şortuma sığmaz hale gelmişti. Bu daha da çok şaşırttı beni. Neler oluyordu bana. “Şaşırmış gibisin? Ama görüyorum ki senin de hoşuna gitmiş söylediklerim.” dedi karım, “Baksana nasıl kalktı Sikin.” diye devam etti. Sesimi çıkarmadım. Söyleyebileceğim bir şey yoktu. O da daha fazla konuşmadı. Ama yavaşça kalkıp yere bacaklarımın arasına oturdu. Sonrada elini uzatıp Sikimi tuttu. Ne kadar çok heyecanlanmış olduğumu böylece biraz daha iyi anladım. Neredeyse patlayacaktı Sikim. Uzun parmaklarıyla şortumun önünü açtı. Artık zonklamakta olan Sikim şimdi elindeydi. Sonra biraz eğilip, Sikimin başını yalamaya başladı. Gözlerimi kapatıp kendimi ona bıraktım. İçim çekiliyordu. Ağzı aralanıp dudakları sikimin üstüne kapandığında kendimi fazla tutamayacağımı anladım. Sıcacık kıpır kıpırdı ağzının içi. Gözlerimi kapadım. O anda hayalimde müthiş bir resim canlandı. Karım sokakta kalabalığın içindeydi ve çevresinde Sikleri kalkmış bir yığın erkek vardı. Birden belim gelmeye başladı. İnanılmaz bir şiddetle tohumlarımı ağzına fışkırtıyordum. O da büyük bir iştahla yutuyordu hepsini. Kendimi zevkten bayılma noktasında hissediyordum. 

Konunun bir kez daha gündeme gelmesi hafta sonunda oldu. Pazar öğlenden sonraydı ve tüm kalabalığa rağmen arabaya atlayıp bir Boğaz Turu yapmaya karar vermiştik. Akıntıburnu’ndaki park yerine çekip kendimize birer çay söyledik. “Şimdi söylediklerimin doğru olduğunu anladın mı sevgilim?” diye sordu birden. “Anlamadım?” dedim. “Yani geçen gün Siklerle ilgili olarak sana söylediklerimden söz ediyorum.” dedi. “Bir şey mi oldu?” diye sordum. “Hep oluyor zaten sevgilim. Etrafa şöyle bir baksan, tüm erkeklerin gözlerinin üstümde olduğunu, bana bakarak Siklerini kaldırdıklarını görebilirsin.” dedi. Ona cevap vermeden çevreyi incelemeye giriştim. Gerçekten de yığınla erkek vardı etrafımızda. Üstelik hepsinin de gözü karıma dikiliydi. Aç bakışlarını ben bile farkedebiliyordum. Bir taratan da heriflerin haksız olmadığını düşünüyordum. Karım tam bir afet gibiydi. Beyaz bir giysi vardı karımın üstünde. Biraz uzunca bir atlet fanilasına benziyordu. Kolları ve omuzları meydandaydı. Çıplak memeleri giysinin incecik kumaşının altından tüm hatlarıyla belli oluyordu. Kısacık eteği kalçalarının biraz altında bitiyor ve o muhteşem bacaklarını olduğu gibi gözler önünde bırakıyordu. Birden Sikim kalkıp kazık gibi oldu. “Ohhh işte bu çok güzel, Beni sikmek isteyenler arasına senin de katılman hoşuma gidiyor.” dedi karım. Sesimi çıkarmamayı yeğledim. 

Gerçekten de o anda en çok istediğim onu sikebilmekti. Bir taraftan da bir anda ve bu kadar çok tahrik olmanın şaşkınlığını yaşıyordum. O ana kadar hiç bilmediğim bir şeylerin varlığını farkediyordum sanki. Karoline’nin gözlerinin içine baktım. “Asıl hoşuma giden ne biliyor musun? diye sordu, ve devam etti, “Başka erkeklerin bana bakarak Siklerini kaldırmalarının beni sikmek istemelerinin seni de tahrik etmesi çok güzel. Bu beni de alabildiğine tahrik ediyor…” dedi. “Hadi gidelim buradan!” diye yanıtladım onu. “Biran önce gidelim hem de!” dedim. Arabaya atladık ve son sürat evin yolunu tuttuk. Sikim yine zonklamaya başlamıştı. “Ohhh, çok güzel olmuş Sikin!” dedi, sonra da “Hadi sik beni, hemen burada sik!” dedi. Bu sözlerin üstümde yarattığı etkiyle yalnızca yutkunabildim. Öyle tahrik olmuştum ki, onu biran önce sikmekten başka bir şey düşünemiyordum sanki. Eve gelir gelmez karımla sikiştik. O akşam ne o, ne de ben, gündüz olanlardan tek kelime bile söz etmemiştik gerçi, ama ikimiz de öbürünün kafasının oraya takılı olduğunu bal gibi biliyorduk. 

Üç gün sonra akşamüstü eve döndüğümde, karım daha arabadan inmeme bile izin vermeden yanıma geldi ve onu Levent Çarşısına götürmemi istedi. Biraz taze meyve almak istiyordu. Manavın tam karşısında arabayı parkedebileceğim bir yer vardı şans eseri. Karoline inip manava giderken ben de arabada kalıp onu seyrettim hayran hayran. Kelimenin tam anlamıyla ilik gibiydi. Pazar günü Boğaza gittiğimizde giydiğine benzer bir giysi vardı üstünde. Tek fark bu seferkinin uçuk mor renkte olmasıydı. İncecik penye kumaşın hafifçe aralarına girdiği kalçaları kımıl kımıl oynuyordu. Bir anda Sikim kalkmıştı yine. Ayaklarına geçirdiği alabildiğine yüksek topuklu ve arkaları açık terlik benzeri ayakkabılar bacaklarını büsbütün uzatmıştı. Sırf bacak gibi görünüyordu. Sonra gözüm Manav Dükkanına takıldı birden. Halinden dükkanın sahibi olduğunu düşünmeme neden olan bir adam karıma bakıyordu. Otuz yaşının biraz üstünde olmalıydı. İnce ve esmerdi. İki gündür tıraş olmuyormuş gibi görünüyordu. Kısacık kesilmiş kıvırcık saçları vardı. Gözlerini karıma öyle bir dikmişti ki, birden karımın ‘Gözleriyle Sikmek’ derken ne anlatmak istediğini kavradım. Haklıydı. Herif düpedüz gözleriyle sikiyordu karımı. Adam karımla ilgilenme işini de tezgahtarlara bırakmadı. Bizzat ilgileniyordu bu nefis müşteriyle. 

Aralarında konuşuyorlardı. Karım Türkçe bilmediğine göre herif galiba biraz İngilizce biliyordu. Gözleri ise sürekli hareket halindeydi. Karımın başdöndürücü vücudunu didik didik ediyordu bu kapkara gözler. Herif sanki içine düşmüştü karımın. Karım adama bir şeyler söylüyor adam tezgahtara talimat veriyor ve o da istenen meyveleri poşetlere doldurup tartıyordu. Ama onun da gözleri mümkün olduğunca sürekli karımın üstündeydi. Karımın her şeyin farkında olduğu açıkça belliydi. Bundan hoşlandığı da. Sonra karımın müthiş bir şey yaptığını gördüm. Çileklere bakmak için öne eğildi biraz. Patron da, tezgahtar da arkasında kalmışlardı. İkisinin de gözleri hemen önlerindeki o inanılmaz güzel kalçalara kilitlenmişti. Birden gözlerim patronun pantolonunun önünde meydana gelen kabarıklığa takıldı. Tanrım, Siki kalkıp kocaman olmuştu. Bir süre daha onlara işkence etmeyi sürdürdü karım. Sonunda karım önde, elleri poşetlerle dolu ve gözleri hemen önünde kımıl kımıl çalkalanmakta olan o güzelim kalçalara dikili tezgahtar peşinde, arabaya geldiler. Sikim öyle bir haldeydi ki arabadan inemezdim. Oturduğum yerden bagajı açan kolu çektim. Sonra karım yanıma geldi ve tekrar eve yollandık. 

“Gördün değil mi sevgilim?” diye sordu karım. “Gördün değil mi, nasıl Gözleriyle Siktiler beni. Uffff, hemde ne biçim siktiler beni gözleriyle. Sikleri ne biçim kalktı. Benim durumum da pek farklı sayılmaz hani. Ohhh, ne güzel. Onlar gözleriyle siktiler beni, şimdi de sen altına alıp gerçekten sikersin. İnlete inlete.” dedi. Birden gaza bastım. Eve biran önce ulaşmak istiyordum. Çünkü karım haklıydı. O an için tek istediğim şey karımı sikmekti. Söylediğı gibi inlete inlete, hatta bağırta bağırta sikmek! 

Cuma akşamına kadar başka bir şey olmadı. O akşam eve geldiğimde mutfakta yeni meyveler olduğu dikkatimi çekti. Karoline’nin yine Manava gitmiş olduğunun kanıtıydı bu. “Bakıyorum yine manava gitmişsin bugün. Geçen seferki kadar eğlenceli miydi bari?” diye sordum. “İlla Manava gitmem gerekmiyor ki. Her sokağa çıkışım eğlenceli oluyor zaten sevgilim. Bu arada Manavın ötekilerden bir adım ilerde olduğunu da kabul etmem gerekli tabii.” dedi. “Nasıl yani?” diye sordum. “Yani Manav ötekilerden biraz daha atak gibi.” dedi. “Yoksa birşey mi yaptı sana?” diye sordum. “Bir şey yapmak istediği çok kesin, ama yapamadı sevgilim. Yine de ümidini de kesmiyor bu arada.” dedi. “Şunu yuvarlamadan anlatsan…” dedim. “Yani beni sikmek için deliriyor. Bunun için bir fırsat yaratmaya uğraşıyor. Beni tavlayabilmek için de durmadan konuşup duruyor.” dedi. “Durmadan konuşuyor da, neler söylüyor sana?” dedim. “Bir yığın iltifat işte. Çok güzel olduğumu söylüyor. Benim gibi güzel bir kadının bu kadar poşeti taşımaması gerektiğini söylüyor filan. Mesela bugün önce bacaklarımın çok güzel olduğunu söyledi, sonra da meyveye ihtiyacım olduğunda oraya kadar gitmeme gerek olmadığını, eğer bir telefon edersem her şeyin en iyisini elleriyle seçip eve kadar bizzat getireceğini söyledi.” dedi. “Oooo… Bayağı hızlı gidiyor bakıyorum.” dedim. “Fena mı? Benim hoşuma gidiyor. Üstelik benimle yanyana geldiği anda Siki kalkıyor. Ben ayrılana kadar da inmiyor. Buna bayılıyorum doğrusu. Ama asıl bayıldığım o bakışları. Her yerimi sikiyor gözleriyle biliyor musun. Ağzımı, memelerimi, kalçalarımı, bacaklarımı, amımı, götümü… Her yerimi. Ohhhh, her yerimi sikiyor bakışlarıyla.” dedi. 

Sikim aniden kalkıverdi yine, karım da bunu ilk anda farketti tabii. Yine koltuğundan kalkıp yere dizlerimin arasına oturdu. Elini uzatıp şortumun üstünde taş gibi olmuş Sikimi okşamaya başladı. Yüzü şehvetle gerilmişti birden. “Yine kalktı Sikin bak!” dedi bana ve ekledi, “En hoşuma giden de bu işte. Birilerinin beni sikmek istemesinin, bana bakıp sikini kaldırmasının, beni gözleriyle sikmesinin, senin de sikini kaldırmasına bayılıyorum. Ohhhh, evet. En güzeli bu işte!” dedi. Söyleyecek bir şey bulamadım. Gerçekten de tıpkı karımın söylediği gibi oluyordu. Müthiş heyecanlanıyordum. Şimdi de öyleydi işte. Sikim neredeyse patlayacak gibiydi. Karolinei’nin becerikli parmakları da aklımın başımdan iyice gitmesine neden oluyordu. “Hadi gel yatağımıza gidelim.” dedi karım birden, “Yatağımıza gidip sikişelim nolur. Canım sikilmek istiyor sevgilim. Yalnızca gözle değil gerçekten sikilmek istiyor. Ohhhh, çok istiyorum.” dedi. 

Neredeyse koşarak üst kata, yatak odamıza çıktık. Kendimizi geniş yatağın üstüne attık. Karım bir eliyle sikimi okşuyor ve gözlerimin içine bakıyordu. Yüzündeki ifade öylesine müthişti ki tek başına o bile bir erkeğin sikinin kazık gibi kesilmesine neden olabilirdi. Karımla çılgın gibi öpüşmeye başladık. Sonra dilimi yakalayıp ağzının içine çekti ve emmeye başladı. Gözlerini kapamış sanki Sik emer gibi emiyordu dilimi. Parmakları da sikimin çevresine sımsıkı dolanmış yukarı aşağı hareket ediyordu. İnanılmaz derecede heyecanlanmıştım yine. Karımın o güzel kafasının içinden geçenleri o kadar merak ediyordum ki. Kimbilir neler düşünüyordu. Dilimi bırakıp başını kaldırdığında yeniden gözgöze geldik. “Ohhh, Sikin çok güzel olmuş sevgilim! dedi, sonra da “Hoşuna gidiyor değil mi? Başkalarının beni sikmek istemesi, senin de hoşuna gidiyor değil mi sevgilim? Ohhhh, hadi söyle bana. Söyle, hoşuna gittiğini. Ohhhhh…” dedi. “Evet!” diye itiraf ettim mırıldanarak, “Bunun nasıl olabildiğine aklım ermiyor ama haklısın. Hoşuma gidiyor. Hem de çok hoşuma gidiyor karıcığım.” dedim… 

Karım birden hareketlenip ters olarak üstüme çıktı. Kalçaları yüzümün hizasında havadaydı. Belini iyice çukurlaştırdığı için bir resim kadar güzel götünün sikmeye doyamadığım o küçük ve pembe deliğini görebiliyordum. Karımı ilk ben sikmiştim götünden. Ve karım bundan o kadar büyük bir zevk almıştı ki, sürekli götten sikmemi istiyordu. Ömrümde gördüğüm en duyarlı göt deliğiydi karımınki. Tıpkı bir am gibi duyarlıydı. Doğrusu görüntüsü bile başımı döndürüyordu. Bol bol sikildiği, içine Sik almaya alışık olduğu belli oluyordu. İki elimle kalçalarını avuçlayıp mıncıklamaya başladım. Karım da sikimi sıvazlamayı sürdürüyordu. “Güzel miyim?” diye sordu birden, “Söyle bana sevgilim amım güzel mi?” dedi. “Hem de çok!” dedim. “Ohhhhhh! Peki ya götüm?” dedi. “Doğruyu söylemek gerekirse hangisinin daha güzel olduğuna karar veremiyorum.” dedim. “Ohhhhhh. İkisine de sokarsın o zaman sevgilim. Amımı da götümü de sikersin o zaman. Ohhhhh, ikisini de sikersin. Biliyor musun ne düşünüyorum sevgilim?” dedi karım, “Acaba Manav şuan senin gördüklerini görebilseydi ne yapardı? Her halde kimse durduramazdı onu. Yani onu engellemek mümkün olmazdı. Ohhhh, beni sikerdi, öyle mi sevgilim? Kocaman olmuş sikini içime sokardı, öyle mi? Ohhhhh, sikerdi beni değil mi? Ohhhhh, sikerdi beni…” dedi. 

Neredeyse belim gelecekti. Karım benliğimin derinliklerinde gizli bir şeyleri bulup ortaya çıkarmıştı. Normalde kıskançlıktan çıldırmama neden olabilecek şeylerden söz ediyorduk ve ben bundan akıl almaz bir biçimde hoşlanıyordum. Hoşlanmak ne kelime öylesine tahrik oluyordum ki kafayı yemek üzereydim. Karıma “Biraz daha konuşursan belim gelecek!” dedim. “Düşünsene ne kadar güzel olurdu…” diye konuşmayı sürdürdü karım. “Düşünsene amıma, yada götüme bir sikin girdiğini. Kalkıp kocaman olmuş bir sik. Kıllı kapkara bir Türk Siki. Ohhhhhh! Kimbilir ne kadar güzel olurdu sevgilim?” deyince, daha fazla tutamadım kendimi, belim gelmeye başladı. Karım hızla eğilip dudaklarını sikimin başına yapıştırdı. Şimdi onun bir vantuz gibi emen ağzının içine fışkırtıyordum tohumlarımı. Saatlerce sikiştik o gece. Birden karım “Başka erkeklerin beni sikmek istemeleri seni bu kadar tahrik ediyorsa…” diye başladı. “Eeeee?” dedim. “Biri beni gerçekten sikse ne olurdun, onu merak ediyorum.” dedi. Sesimi bile çıkaramadım. Kalbimin atışları anormal hızlanmıştı. Yine inanılmaz boyutta heyecanlanmıştım. “Eminim çok daha fazla tahrik olurdun sevgilim.” diye devam etti karım. “Ohhhh, eminim çok zevk alırdın! Ohhhhh…” dedi. Karıma “Peki ya sen?” diyebildim zorlukla. “Ohhhh, ben çıldırırdım herhalde sevgilim, zevkten çıldırırdım. Bir düşünsene, yabancı birinin kalkıp kocaman olmuş Sikini bana soktuğunu. Ohhhhhh, bir düşün sevgilim, müthiş olurdu. Ohhhhh, müthiş olurdu!” dedi. Karıma “İstiyor musun?” diye sordum. “Ohhhhh, Evet istiyorum sevgilim. Çok istiyorum. Sikilmek istiyorum. Yabancı bir Sikin içime girmesini, tohumlarını içime fışkırtmasını istiyorum. Ohhhh, istiyorum sevgilim. Ohhhhhh!” diye cevapladı.

Tanrım! Karım kendini başka erkeklere siktirmek istediğini anlatıyor ve bu beni kendimden geçiriyordu. Kendimi biraz topladığımda ona baktım. Hala bacaklarımın arasındaydı. Taş gibi sertti Sikim. Karım gözlerimin içine bakarak, “Kendimi siktirmek istiyorum sevgilim…” diye devam etti. “Ooohhh, kendimi siktirmek istiyorum. Kaldırdığım siklerin hepsini olmasa bile bazılarını kendim indirmek istiyorum. Ohhhhhh.” dedi. “Anlamadım?” diye soludum zevkle. “Anlamayacak ne var ki sevgilim. Düşünsene beni seyrederek Siklerini kaldıranları. Eminim sonra beni düşünerek Otuzbir çekiyorlardır. Ya da beni düşünerek başka kadınları sikiyorlardır. Aslında benim için gelen erkeklik sıvıları ya havaya gidiyor ya da başka kadınların ağzına, amına ve götüne fışkırıyor. Ohhhhh, bunu düşünmek bile uçurucu geliyor bana sevgilim. Gözle sikilmek çok güzel. Düşüncelerde sikilmek de öyle. Ama en güzeli gerçekten sikilmek sevgilim. Aslında benim için kalkan siklerin hepsini istiyorum, ama o kadar çok ki, bunu başaramam. Ama bazılarını indirebilirim. Ohhhh, müthiş olur sevgilim. Ohhhh müthiş olur! Ohhhhhh! İstiyorum! Ohhhhh! Immnnhhh.” dedi. 

“Peki ben ne oluyorum bu arada? Bakıyorum da beni tümüyle devre dışı bıraktın?” diye sordum karıma. “Ohhhhh, hiç olur mu sevgilim? Seni nasıl devre dışı bırakabilirim? Kocamsın sen benim. Sevgilimsin. Benim sikilirken aldığım zevk kadar sen de zevk almalısın bundan!” dedi. “Eeee Bu nasıl olacak?” dedim. “Seyrederek sevgilim. Seyrederek! Her şeyi seyretmeni istiyorum. Sikildiğimi seyretmeni. Kocaman kapkara kıllı bir Türk siki içime girip çıkarken seyretmelisin sen de. Zevkten nasıl çıldırdığımı görmeli, nasıl inlediğimi, Ona beni sikmesi için nasıl yalvardığımı görmelisin sen de. Ohhhhh, mutlaka seyretmelisin. Yabancı birinin dölleri içimde fışkırırken, belim gelirken görmelisin. Senin de belin gelmeli aynı anda sevgilim. Ohhhhh, Senin de belin gelmeli benimle birlikte. Sonra da sen sikmelisin beni. Başka bir sikin girip çıktığı, tohumlarını fışkırttığı amımı, götümü, ağzımı sonra da sen sikmelisin. Tohumların içimde onunkiyle karışmalı. Ohhhh, düşünmek bile deli ediyor beni sevgilim. Ohhhhh… Hemen bugün yapalım bunu, olur mu sevgilim?” dedi karım, Hemen bugün siktirmek istiyorum kendimi!” 

“Kime ve nerede siktireceksin?” diye sordum. “Kime olduğunun hiç önemi yok ki sevgilim. Nerede olduğu ise önemli tabii. Senin rahatlıkla seyredebileceğin bir yer olmalı çünkü. Onun için de en iyisi burada evde olur diye düşünüyorum.” dedi. “Ne yapacaksın peki? Çıkıp sokaktan birini mi bulacaksın?” diye sordum. “O da olabilir. Ohhhh, hem de çok güzel olabilir. Düşünsene hiç tanımadığım birine onu ilk gördüğüm anda sikilmek çok güzel olabilir. Ohhhhh. Bunu mutlaka yapmalıyım bir gün. Ama bu ilk seferde işin biraz daha kolayına kaçabilirim. Manav var mesela.” dedi. “Ne yani yine Manava gidip meyve mı alacaksın?” dedim. “Ona bile gerek yok. Yalnızca telefon edip sipariş vereceğim. Elleri poşetlerle dolu olarak buraya gelecek hemen. Kafasındaki tek düşünce ise beni sikmek olacak. Bunu yapıp yapamayacağını bilmediği için de alabildiğine heyecanlı olacak. Sonra da ben ona izin vereceğim. Beni sikmesine izin vereceğim sevgilim. Ohhhh, sikecek beni sevgilim. Her yerimi siktireceğim ona sevgilim. Ohhhhh… Sen de seyredeceksin. Nasıl sikildiğimi seyredeceksin. Siki kocaman biliyor musun? Ohhhh, sikecek beni!” dedi. Sikim bir nabız gibi atıyordu. Karoline’nin eli en dibinden en ucuna kadar sikimin üstünde dolaştıkça karnımın kasları gerilmeye başlamıştı. Birden belim gelmeye ve karımın yüzüne fışkırmaya başladı. Yine bacaklarım titriyordu. 

Bundan sonrası çok çabuk gelişti. Karımın Manava telefon edip sipariş verişini, içimdeki heyecanın giderek büyüdüğünü hissederek izledim. Yaşamımdaki en önemli dönüm noktalarından biriydi bu. Aykırı bir şey yapmak üzereydim. Ama bunu bilmek beni ürkütmüyordu. Vazgeçmeyi düşünmüyordum bile. Yalnızca acele ediyordum. Evin büyük mutfağı bu iş için en uygun yer olarak gözüküyordu. Sokak kapısının hemen yanındaydı ve dışarıya açılan ayrı bir kapısı vardı. Ama en önemlisi mutfak ile yemek odası arasındaki servis penceresiydi tabii. Servis penceresinin sürgülü kapaklarını da araları yalnızca bir parmak açık kalacak şekilde çektim. Mutfağı olduğu gibi görüyordum şimdi, içerisi karanlık olduğu için bende görünmüyordum karımın söylediğine göre. Birden kapı çalındı. Manav koşarak mı gelmişti acaba diye düşündüm. 

Karım mutfak kapısını açıp seslendi ona. Sonra da kenara çekilip yol verdi. Karoline kapıyı kapatıp tam karşımda duran üçlü buzdolabı gurubuna yürüdü. O tarafa giderken Manavın önünden geçmişti karım. Kalçaları kıpır kıpırdı. Herifin gözlerinin açıldığını görebiliyordum. Sonra o da yürüdü peşinden. Poşetleri dolabın önünde yere bıraktı. O kadar heyecanlanmıştım ki deli gibi atan kalbimin sesini bile duyabiliyordum neredeyse. Karımın serin dolabın kapağını açıp adamdan poşetlerin içindekileri ona vermesini istediğini duydum. Manav yere poşetlerin başına çömeldi. İlk poşetteki üç küçük Kavunu çıkarıp uzattı karıma. Karım da onları birer birer alıp dolabın en üst gözüne yerleştirmeye başladı. Bunu yaparken uzanmak istermiş gibi ayak parmaklarının ucunda yükseliyordu. Bunu yaparken de kıçının şortunun paçalarından taşan çıplak yanaklarını neredeyse adamın gözüne sokuyordu. Çömelmiş olduğu için çok iyi bir açıdan seyrediyordu Manav. Karım yeni bir şey almak için yüzünü ona döndüğünde ise o kütür kütür memelerinin alt taraflarını görebiliyordu. Manavın kelimenin tam anlamıyla büyülendiğinin farkındaydı karım. 

Manavın karıma verdiği son şey büyük bir Karpuzdu. Karpuzu dolabın en alt gözüne yerleştirdi karım. Bunu yapmak için de iyice eğilmişti tabii. İşte bu da öldürücü darbeydi. Adamın birden ayağa kalktığını gördüm. Siki daha da büyümüştü şimdi ve pantolonunun önünü bir çadır gibi kabartıyordu. Karıma arkadan sokulup birden beline sarılıverdi. Karımın vücudunun sarsıldığını gördüm. Herifin Sikini tüm sertliğiyle kalçalarında hissediyor olmalıydı. Doğruldu. Ama adamdan kurtulmak için çaba harcamıyordu. Aksine iki eliyle dolabın kenarlarına tutunmuş ve belini büküp kalçalarını Manavın kasıklarına iyice bastırmıştı. Gözleri kapalıydı. Manavın gözlerinde ise delice bakışlar vardı. Karımın karşılık verdiğini görünce belini bırakıp ellerini yukarıya çıkardı ve büstiyerin altına sokup karımın memelerini avuçladı. “Oouuuuvvvvv…” diye inledi karım. Kendini iyice kaptırdığını görebiliyordum. Kalçaları adamın kasıklarında dans ediyordu adeta. Sonra iyice doğrulup vücudunun üst kısmını da Manava yasladı. Peşinden de yüzünü döndü ona. Ağızları bir anda birleşti. Deli gibi öpüşüyorlardı. Bu müthiş manzarayı büyülenmiş gibi seyrediyordum. Sikim de şortuma sığmaz olmuştu. 

Bu arada karım telaşlı hareketlerle Manavın gömleğinin düğmelerini açmaya çalışıyordu. Bunu kısa sürede başardı. Sonra başını geriye atıp iki eliyle birden onun göğsündeki kapkara kılları okşamaya başladı. Bu hayvan gibi herifin karımı tahrik ettiği kesindi. Manavın karımı omuzlarından tutup çevirdiğini gördüm. Sağ elipantolonunun fermuarını, sol eli de Karoline’nin şortunu indirmeye çalışıyordu. Dengelerini kaybedip birlikte öne doğru bir kaç adım attılar. Şimdi mutfak tezgahının önündeydiler. Manav karımı sırtından hafifçe iterek tezgaha doğru eğdi. Birden sikini pantolonundan çıkarmış olduğunu gördüm. Hem de taşaklarıyla beraber. Gerçekten de kocamandı Siki. Tıpkı karımın söylediği gibi, kocaman kapkara ve kıllı bir Sik. Taşakları da kocaman görünüyordu. Manavın sabırsızlandığını görüyordum. Bir an önce karımı sikmek istiyordu. Uzun bir süreden beri içi giderek seyrettiği bu güzel kadını hemen sikmek istiyordu. Karımın şortunu dizlerine kadar indirmeyi başardığı anda da dibinden tuttuğu sikini amına dayayıp bir anda ve müthiş bir şiddetle sokuverdi. “Ahhhhh! Soktu!” diye inledi karım, “Ohhhhhh… Dibine kadar geçirdi amıma sevgilim. Ohhhhhh….Ohhhhhhh… Öyle büyük ki Siki! Ohhh çok güzel!” diyordu karım. Karım tabii İsveçce konuştuğu için, Manav hiç bir şey anlamıyordu. Ama Ohhhh ve Aahhhh seslerini anlıyordu tabi. Yüzünden ne kadar uçmuş olduğunu anlayabiliyordum. 

Birden sikmeye başladı karımı. Karımı akıl almaz bir hırs ve hızla sikiyordu hem de. Kalçaları hızlı çalışan bir makine gibi ileri geri gidiyor, o kocaman siki karımın amına girip çıkıyordu. Sanki hızlı çekim bir film seyrediyormuşum gibiydi. Böyle bir şeyi şimdiye kadar hiç görmemiştim. Karoline de şaşırmıştı. Ama vücudunun hareketlerinden bunun hoşuna gittiğini anlayabiliyordum. Sesi kesilmişti. Yalnızca küçük inlemeler kaçıyordu ağzından. Manav iki eliyle belinden tutmuştu karımı. Gözlerinde sabit bakışlarla hemen önünde durmakta olan o başdöndürücü kalçaları seyrediyor ve sikini karımın amına sokup çıkarıyordu. Şortumun önünü açıp sikimi dışarı çıkarmak zorunda kaldım ben de. Bu beni biraz rahatlattı. Gözlerimi dikmiş bütün dikkatimle ve hiç bir şeyi kaçırmamaya çalışarak seyrediyordum mutfakta olanları. Karımın vücudu dalga dalga sarsılıyordu. Belini getirdiğini görebiliyordum. Manav o koskocaman sikini akıl almaz bir hızla karımın amına sokup çıkarmayı sürdürürken, karımın beli geliyordu. Sonra birden homurdanmaya başladı herif. Hızla vurarak dibine kadar geçirdi sikini. Vücudu titremeye başlamıştı. Tanrım! Manav da belini getiriyordu. Tohumlarını karımın amına fışkırtıyordu. Tam karımın istediği gibi, en dibine hem de. Birden benim de belim gelmeye başladı. Düşmemek için duvara dayanmak zorunda kaldım. 

Kendimi yeniden içeri bakabilecek kadar topladığımda şaşırdım. Manav yeniden hareketlenmişti karımın amında. Tıpkı ilk başta olduğu gibi büyük bir hırs ve hızla sikiyordu karımı. Sonra birden durup sikini çıkardı. Karımı omuzlarından tutup kendine çevirdi. Şimdi yüzyüzeydiler. Ellerini götürüp omuzlarından iterek bu sefer de tezgahın üstüne sırtüstü yatırdı karımı. Karımın kalçaları tezgahın kenarına gelmişti ve bacakları aşağıdaydı. Herif önce karımın şortunu tümüyle çıkardı. Sonra da iki eliyle karımın bacaklarını yakalayıp havaya kaldırdı. Biraz sokuldu. Siki önünde alabildiğine açık duran ama değdiği anda da sert bir hareketle hepsini sokuverdi yine karımın amına. Karım “Ahhhhh!” diye inledi yine, “Çok acayip bir adam bu sevgilim. Ohhhh çok güzel sikiyor beni. Ohhhh çok güzel sikiyor. Ahhhhhh. Immmhhhh…” diyordu. Manav yine aynı biçimde inanılmaz bir hızla sikiyordu karımın amını. Yüzünde anlatılması çok zor bir ifade vardı. 

Şimdi karımın bacaklarını da bırakmış, karımı leğen kemiklerinden kavramıştı iki eliyle. Vücudunun tek kımıldayan yeri akıl almaz bir hırsla oynayan kalçalarıydı yalnızca. Siki karımın amına giriyor çıkıyor, giriyor çıkıyordu. Karımın da zevkten mahvolduğunu görebiliyordum. Sürekli inliyordu karım. Dizlerinden hafifçe büktüğü bacaklarını havada tutuyordu. Ayakları tıpkı bir balerininkiler gibi aşağı bükülmüştü. İçine girip çıkan sikin altında kendini alabildiğince açık tutuyordu böyle yatarken. Bir elinin parmaklarını saçlarının arasına geçirmişti. Sonra yine karımın beli gelmeye başladı. Karımın tüm vücudu dalga dalga sarsılıyor, kıvranıp bükülüyordu. Karım durulduğunda Manav karımı tuttuğu gibi yan çevirdi tezgahın üstünde. Sikini karımın amından çıkarmamıştı. Karım şimdi bacakları karnına çekik, yan yatıyordu. Kalçaları tüm güzelliği ve baştan çıkarıcılığıyla adamın gözleri önündeydi. Sonra Manav yine karımın amını sikmeye başladı. Aynı inanılmaz hızlı temposuyla. Yaşamakta olduklarımın etkisini her geçen an biraz daha güçlü olarak hissediyordum. Karım gözlerimin önünde sikiliyordu. Hayvan gibi bir manav karımı sikiyor ve onu zevkten mest ediyordu. Bu arada beni de tabii. Seyrettiklerim beni o kadar çok tahrik ediyordu ki, elimi sikime dokunduracak olsam belimin tekrar geleceğini anlıyordum. 

Birden karımın bir elini götürüp kendi kalçalarını okşadığını gördüm. Parmakları o baştan çıkarıcı yuvarlakların arasında dolaşıyordu. Orta parmağı hedefe yaklaşmıştı. Tüm vücudunun titremesinden götüne ulaştığını anladım. Birden soktu parmağını içine. Götünün küçük deliği am suları ve döllerle sırıl sıklam ıslanıp kayganlaşmış olmalıydı. Manav da büyülenmiş gibi gözlerinin hemen önündeki manzarayı seyrediyordu. Karım parmağını hafif hareketlerle götüne sokup çıkarmaya başlamıştı. Bundan daha açık bir davet olamazdı her halde. Reddedilmesi çok zor bir davetti bu. Sonra karım çıkardı parmağını götünden. Adamın biraz geri çekilip sikini karımın amından çıkarması, sonra da dibinden tutup hafifçe açılmış bekleyen o küçük göt deliğine dayaması ve bir anda dibine kadar sokması da müthiş bir hızla oldu! 

“Ohhhhhh! Götüme soktu sevgilim!” dedi karım, “Ohhhh, şimdi de götümü sikiyor! Götüme soktu o kocaman sikini! Ohhhh! çok güzel sevgilim. Ohhhh! Bir bilebilsen ne kadar güzel! Ahhhhhhh, belim geliyor yine! Ohhhhh sevgilim, adam beni götümden sikerken belimi getiriyor! Ohhhh!” diye diye, karımın tüm vücudu sarsılıyordu yine. Manav durmak zorunda kalmıştı. Karımın beli geldiğinde, o küçük götünün nasıl bir mengene gibi sıkıştığını öyle iyi biliyordum ki, Herif o kocaman sikini bu sımsıkı deliğin içinde oynatamıyor olmalıydı. Sabırla bekledi. Karımın götü gevşediğinde de yine sikmeye başladı. Hareketleri yine inanılmaz biçimde hızlıydı. Kocaman sikinin karımın küçük götüne bir piston gibi hızla girip çıktığını görebiliyor ve zevkten uçuyordum. Manav da uçmuştu bu arada. Yüzüne yine o müthiş ifade gelmişti. Sanki öldürmek istermiş gibi sikiyordu karımı. Birden bir kez daha beli geldi karım Karoline’nin. Karımın vücudu mutfak tezgahının üstünde çırpınıyor, kıvranıp bükülüyordu. 

Ama adam bu sefer durmamıştı. Sikini hala sokup çıkarıyordu karımın küçük götüne. Yalnızca biraz yavaşlamıştı hareketleri o kadar. Yüzünden onun da belinin gelmek üzere olduğunu anlıyordum. Bu kadar sıkı bir deliğe dayanması olanaksızdı zaten. Adamın ağzından naraya benzer sesler çıkmaya başladığında Karoline çıldıracak gibi oldu, çığlıklar atıyordu. Benim de kendimi daha fazla tutmama olanak kalmamıştı artık. Bir kez daha geliyordu belim. Ama gözlerimi onlardan ayıramıyordum. Manav hala sokup çıkarıyordu karımın götüne. Tohumlarını karımın götünün içine fışkırtıyor ve durmadan sokup çıkarıyordu. Sonra birden çıkıverdi siki. Son salvoyu karımın güzelim kalçalarına fışkırttı bu yüzden de. Bir süre öylece kaldılar. Sonra karım elini götürüp kalçasına fışkıran belleri yaymaya başladı. Bir kedi gibi mırıltılar çıkarıyordu. 

Şimdi karımı yalnızca seyrediyordu Manav. Karoline elini bu sefer de ağzına götürüp döllü parmaklarını tek tek emmeye başladığında, Manavın gözleri bir kez daha parladı. Siki hala inmemişti. Tüm sinirlerim gerilmiş, bundan sonra ne olabileceğini tahmin etmeye çalışıyordum. Acaba herif bir daha sikecek miydi karımı. Aslında tüm benliğimle bunu istediğimin farkındaydım. Karımın gözlerimin önünde sikilmesine doyamamıştım. Tüm yaşamım boyu tatmadığım kadar büyük bir zevk almıştım bundan. Bu yüzden de bitmesini istemiyordum. Birden karımın doğrulduğunu gördüm. Şimdi adamla yüzyüze mutfak tezgahının üstünde oturuyordu. Sonra yavaşça inip onun önünde ayakta durdu. Kollarını Manavın boynuna doladığını ve o güzelim dudaklarının onun ağzına verdiğini gördüm. Herifin iyice sert olduklarından kuşku bile duymadığım sakalları karımın yüzüne batıyor olmalıydı. Ama bundan şikayet etmiyordu karım. Hiç beklenmedik bir hareketle karımın Manavın önünde diz çöktüğünü gördüğümde, karımın ne yapacağını anlayıp iyice heyecanlandım yine. Sikim bir anda kazık gibi olmuştu yine. Manav biraz şaşkın seyrediyordu karımı. Siki hala kocamandı, ama şimdi am suları ve döllerle ıslanmış pırıl pırıl parlıyordu da üstelik. Doğrusu müthiş görünüyordu. 

Karım bir elini uzatıp sıkı sıkı tuttu Manavın sikini. Sonra iyice sokulup herifin taşaklarını yalamaya başladı. Manavın elektrik çarpmış gibi titrediğini gördüm. Karım o kıllı yumurtaları birer birer yalıyor, sonra da alabildiği kadarını ağzının içine alıp emiyordu. Sonunda taşakları bırakıp, az önce hem amına hem götüne giren bu kocaman siki kökünden başlayarak ucuna kadar yalamaya koyuldu. Sıra sikinin inanılmaz büyüklükteki bir mantara benzeyen başının yalanmasına geldiğinde, herifin titremeleri arttı birden. Karım ağzını alabildiğine açtı ve dudakları o kocaman mantarın üstüne kapandılar. Sikini emmeye başladı. Başı da hareketlenmişti bu arada, ileri geri oynuyordu. Karım küçük hareketlerle Manavın sikini ağzına sokup çıkarıyordu böylece. Her seferinde de biraz daha fazla alıyordu ağzının içine. Karımın ağzının ne kadar müthiş olduğunu benden iyi bilen olamazdı bu dünyada. İnsanı delirtebilirdi ağzıyla. Karım yarak emmeye bayılıyordu. Çok iyi biliyordum ki, karım Manavın o kocaman sikinin hepsini birden alacaktı ağzına. Adam büyülenmiş gibi seyrediyordu onu. Karımın başı her ileri gelişinde biraz daha giriyordu siki ağzına. Sonunda burnu adamın pantolonuna dayandı. Becermişti işte. Karım o kocaman yarağın hepsini yutmuştu. Burnundan derin bir inleme çıktığını duydum. 

Sonra müthiş bir şey oldu. Adam iki eliyle karımı omuzlarından kavradı. Aynı anda da kalçaları hareketlendi. Sikini karımın ağzına sokup çıkarıyordu. Tanrım! Karımı ağzından sikiyordu. Önce hafif olan hareketleri de giderek hızlanıyordu. Sonra birden kendini kaybetti. Şimdi yine aynı inanılmaz hızına ulaşmıştı. Sikini karımın ağzına sokuyor çıkarıyor, sokuyordu. Müthiş bir manzaraydı bu. Şimdiye kadar hiç böyle bir şey görmemiştim. Karımı düpedüz ağzından sikiyordu. Kalçalarının her geri hareketinde o kocaman siki neredeyse en ucuna kadar çıkıyordu karımın ağzından, sonra da büyük bir hızla sokuyordu. Gırtlağına kadar hem de. Karımın zevkten uçtuğunu görebiliyordum, kendini olduğu gibi bırakmıştı. Karımın da şimdiye kadar böyle bir şey yaşamamış olduğuna emindim. Kelimenin gerçek anlamıyla ağzından sikiliyordu. Önce amına, sonra götüne girip çıkan, tohumlarını boşaltan o kocaman kapkara ve kıllı Sik şimdi ağzına girip çıkıyordu. Hem de görülmemiş bir hızla. Karımın kafasından o anda neler geçtiğini bilmeyi çok isterdim. Manav ise yalnızca sikiyordu. Hiç durmadan ve hırsla sikiyordu karımın ağzını. Tanrım! Sikiyor, sikiyor, sikiyordu… 

Sonunda Manav yine naralar atarak boşalmaya, tohumlarını bu sefer karımın gırtlağına fışkırtmaya başladığında, zaman kavramını iyice yitirmiştim. Bu müthiş sikişin ne kadardır sürdüğünü bilemiyordum. Gözlerim karımın içeri göçmüş yanaklarındaydı. Hırsla emiyordu Manavın sikini. Sanki içinde tek bir damla döl bile kalmasını istemiyormuş gibiydi. Bir taraftan da gırtlağının sürekli oynadığını, herifin döllerini büyük bir iştahla yuttuğunu görebiliyordum. Bu sefer belimi getirmemeyi başardım ama. Kendimi öyle bir sıkmıştım kikarnıma ağrılar girmişti. Ama asıl ağrıyan yine tepeleme dolmuş olan taşaklarımdı tabii. 

Nihayet Manav geri çekildi. Karımın ağzından çıkan siki artık inmişti. Yorulduğu, hem de iyice yorulduğu belli oluyordu adamın. Bu da normaldi tabii. O kadar çok ve hızlı hareket etmişti ki, bitap düşmüş olmalıydı. Ama karım da yorulmuş görünüyordu. Yere oturmuştu. Yüzünde öylesine müthiş bir ifade vardı ki, tek başına bu bile bir erkeğin sikini kaldırmaya yeterdi. Manavın sikini pantolonuna sokup fermuarını çektiğini görünce her şeyin bittiğini anladım. Adamın biran önce gitmek istediği belliydi. Karım onu göderdi. 

Karım böyle çıplak ve yeni sikilmiş haliyle o kadar sik kaldırıcıydı ki anlatabilecek kelime bulmak kolay değildi. Karım adamın arkasından kapattığı kapıya sırtını yaslayarak durdu. Aynı anda ben de hareketlendimve mutfağa gittim. Karıma doğru yürürken gözgözeydik. Sonra karımın dudaklarının kenarlarındaki parıltıları farkettim. Demek ki manavın döllerinin hepsini yutamamış, bir kısmının dışarı sızmasını engelleyememişti. Bu öyle bir manzara yaratıyordu ki, ağzının sikilmiş olduğu belli oluyordu. Başım dönmeye başlamıştı yine. Sonra karımın dudakları iyice aralandı. Tanrım! Ağzının içinde de hala döller vardı. İki elimle karımı çıplak kalçalarından kavrayıp kendime çektim. Sağ elimin orta parmağını kalçalarının arasına kaydırdım. Götü alabildiğine açık duruyordu. Vıcık vıcıktı. Biraz bastırınca parmağımı yutuverdi birden. Tanrım! Götünün içi döl doluydu. Götü birden hareketlenmiş açılıp kapanıyordu. Karımı çevirip duvara domalttım. Götünün küçük deliği de hala açık duruyordu. İçinden sızan döller ince bir şerit halinde bacağına akıyordu şimdi. Karımın, “Ahhhhh, müthişti sevgilim! Çok güzel sikti beni! Siki de kocamandı, gördün değil mi? Yarağı kocamandı! Ohhhhh, her yerimden sikti beni sevgilim!” diye mırıldandığını duydum. 

Karım birden önümde diz çöktü. Taşaklarım yüzüne değiyordu şimdi. Karım tıpkı Manava yaptığı gibi taşaklarımı yalamaya başladı. İki eli pençe gibi kıçımın yanaklarını kavramıştı. Fazla dayanamayacağımı biliyordum. “Hadi ağzımı sik kocacığım! dedi karım birden, “Hadi ağzımı sik sevgilim. Tıpkı Manavın yaptığı gibi Sikini ağzıma sok ve sik! Hadi! Ohhhhh! Hadi sevgilim. Hadi kocacığım!” dedi. O an için bundan daha çok isteyeceğim hiç bir şey olamazdı. Vücudumun üst kısmını öne eğdim. Sonra da bir elimle bastırıp sikimi tıpkı bir Am gibi açılmış bekleyen karımın ağzına soktum. Tanrım! Karımın ağzı Am’a benziyordu. Gırtlak kasları Manavın o kocaman siki nedeniyle iyice gevşemişti. Hiç zorlanmadan sikimin hepsini yuttu. Küçük dilinin sikimin zonklamakta olan başına değdiğini hissediyordum. Sokup çıkarmaya, karımı ağzından sikmeye başladım. Burnundan kaçan inlemeler öylesine tahrik ediciydi ki, belimin hemen gelmesini önlemek, bu müthiş zevki uzatabilmek için alabildiğine kasmıştım kendimi. Fırın gibiydi ağzının içi. Islak ve kaygan bir fırın gibi. İnanılmaz güçlü bir vakum makinesi gibi emiyordu sikimi. Birden bir top gibi patladım. Belim geliyor, tohumlarım bitmek bilmeyen salvolar halinde karımın gırtlağına fışkırıyordu. Karımın vücudu da dalga dalga sarsılıyordu. Bellerimi büyük bir iştahla yutup midesine indiriyordu. Bunun kısacık bir süre içinde kaçıncı kez olduğunu şaşırmıştım. 

Uzunca bir süre halının üzerinde sarmaş dolaş yattık karımla. İkimiz de iyice yorgunduk. Karımın yüzündeki mutlu tebessüm o kadar güzeldi ki beni deli ediyordu. Karım kendini bir yabancıya siktirmek istemiş ve bunu elde etmişti. Gözlerimin önünde sikilmişti karım. Hemde iki günlük sakallı, pek de temiz olmayan kocaman kapkara ve kıllı bir yarağı olan hayvan gibi bir Manav sikmişti karımı. Amından, götünden ve ağzından sikmişti. Karıma, “Memnun musun bebeğim?” diye sordum. “Ohhh! Evet sevgilim. Çok güzeldi. Müthiş güzeldi. Peki sen? Sen memnun musun kocacığım?” dedi. “Evet! Hemde çok!” dedim. 

Hoşça kalın, görüşmek üzere. 

[Enver]

Komşumun Koca Götlü Karısını Siktim!

15 Ara

Adanada yaşıyorum. Komşumun karısı hep dikkatimi çekerdi, yürürken o koca kalçalarını sallaması, bana manalı manalı bakması beni deli ediyordu. Fakat 6-7 erkek kardeşi ve 2 büyük oğlunu düşündükçe konuşmaktan bile tırsar olmuştum. Kocası kamyon şöförüydü, adam başka bir şehire çalışmaya gidince kadın dahada iş verir olmuştu. Oğulları da doğuya dayılarının yanına tamirci olarak gidince, meydan bana kaldı. Fakat halen 2 kızı birde ufak oğlu vardı. Nasıl yapayım edeyim derken, birgün bana seslendi, perdeyi takarken korneş sökülmüş, “Korneşi nasıl taktırırım?” diye soruyordu. “Ben takarım Halime!” dedim. “Zahmet olur...” diyerek reddetti, ama bakışları öyle demiyordu. “Ne zahmeti olacak canım!” deyip, matkabı alıp evine gittim… 


Merdiven istedim, getirdi. Merdivene çıktım, matkapla tavanı delerken arasıra aşağı, göğüslerine bakıyordum, o ne muhteşem şeylerdi öyle. Neyse, işim bitti merdivenden indim. Halime bana teşekkür üstüne teşekkür ederek, ne kadar maharetli olduğumu söyledi. “Bende maharet çok Halime, ne işin düşerse emrindeyim!” dedim. O da, “Kızlar anneanelerindeler, istersen çay bırakayım?” dedi. “İyi olur komşum!” dedim. Halime mutfağa gitti, ben de elimi yıkama bahanesiyle arkasından geçerken hafifçe sürtündüm. Yine o manalı bakışı atınca cesaret aldım, elimi yıkama işim bitince tekrar geçerken, busefer resmen sikimi götüne dayadım öyle geçtim. Halime adeta dondu kaldı, tepki vermedi, hiçbir şey demedi. Ben de birşey demeden salona geçtim… 

Halime çayları getirdi. Çaylarımızı içerken sohbete başladık. Halime, “İlk kocam ölünce bu adamla evlendim, ama bana bakmıyor, eve bakmıyor!” diye sitem etmeye başladı. Yan yana oturmuştuk, kalçası kalçama değiyordu. Baktı benden hareket yok, az daha yanaştı. Ben de elimi bacağına koyup, “Bak oğulların iş buldu, sana bakarlar!” diye teselli etmeye çalıştım. O da, sadece küçük oğlunun para gönderdiğini, büyük oğluna ise dayısı yeni dükkan açtığından para veremedigini söyleyince, “Bak Halime, sana yardım edeceğim, ama borç!” diye çıkarıp biraz para verdim. Halime duygulanarak kabul etti. Ben tam kalkacakken bana sarılıp teşekkür etti. Ama ne sarılma, sırtımı sıvazlarken göğüslerini yapıştırmıştı bana… 

Ben de onun sırtını sıvazlamaya başladım. Elim biraz aşağı kayıp kalçalarına dokununca sikim kalktı. Sikimi hissetmemesi mümkün değildi. Sikimi amına bastırınca o da karşılık verdi ve bana daha sıkı sarıldı. Yanağını öptüm ve “Ben varım artık, hiçbir konuda sıkıntı çekmezsin!” dedim. Halimenin sesi çıkmıyordu, kalbinin atışını hissediyordum. Dudağını öpünce birden kollarını çekti, “Yapma, kızlar gelebilir!” dedi. “O zaman bize gel, evde kimse yok, hanım annesinde!” deyince, “Tamam, sen çık, ben anneme uğrayıp gelirim!” dedi. Götünü avuçlayıp, dudağına bir öpücük kondurup çıktım, eve gittim… 

Evde pencereden bakarak sabırsızlıkla beklemeye başladım, dakikalar asır gibi geldi. Sonunda Halimeyi sokağın başında görünce kapıya gittim, hafif araladım kapıyı. Halime evinin orada sokağı kontrol ederek benim eve geldi, kapı zaten açıktı. İçeriye girer girmez sarıldım buna. Titriyordu. Başladım dudaklarını boynunu öpüp yalamaya. Koca göğüslerine gelince Halime adeta deli olmuştu, “Beni sikmeyi sen hak ettin, şerefsiz kocama boynuz takayım da içim rahatlasın!” deyince, anladım ki kocasına kızmış, bana siktirecekti kendini… 

Sikimi çıkardım, hemen önüme çömeldi ağzına aldı. Ama nasıl yalıyor oruspu, sanki iliğimi kurutacak. Sikimi biraz yaladıktan sonra kalktı, eteğini beline toplayıp külodunu dizlerine kadar sıyırdı ve “Hadi sok canım, fazla zamanım yok, sok amıma, sik beni!” dedi. Halimenin sırtını koridorun duvarına yasladım ve sikimi sıcacık suluamına soktum. Halime, “Ohhhhh!” diye inlerken, ben de amına pompalıyordum. Ama pozisyon itibarı ile rahat sikemiyordum, bunu ters çevirdim, yüzü duvara dönük olarak, ellerini duvara yapıştırdım ve belini büktüm, sonra da arkadan amına daldırdım, tekrar pompalamaya başladım. Halime titreyerek, inleyerek boşaldı, ama ben daha boşalmamıştım. Amını sikerken kocaman götü kasıklarıma değiyordu. Müthişti götü, deli olmuştum. Boynunu, ensesini sumuruyordum. Sonunda ben de gelmek üzereydim, “Evet, evet!” diyerek amına boşaldım… 

Hemen toparlandık. Halime saçını başını düzeltip, dudaklarıma öpücük kondurdu ve “Çok güzeldi erkeğim, beni rahatlattın, bundan sonra ben de seni hep rahatlatacağım!” diyerek gitti. 

Şimdi hayalim Halimenin o koca götünü sikmek! 

[Ahmet]

Almancının Karısını Arabada Siktim Anırttım

15 Ara

!

Merhaba. 30 yaşındayım. Tesisatçıyım. Bundan 8 ay önce bir inşaatta çalışırken, karşı binanın 1. katının penceresinden kadının birisi devamlı bana bakıyordu. Kadın başörtülü falandı, ama çok güzeldi. 10 gün devamlı bakıştık. Kadın markete giderken peşinden giderdim, ama marketçiden çekindiğim için kadınla konuşmaya cesaret edemiyordum. Nasıl yapsam etsem diye düşünürken, aklıma bir kurnazlık geldi, arabamıncamına ‘Satılık!’ diye yazdım, cep numaramı da yazdım. Ben kağıdı yazarken o da pencereden bana bakıyordu. Ben kağıdı arabanın camına yapıştırdıktan sonra inşaata döndüm… 


Az sonra kadın çöp dökme bahanesiyle aşağı indi, arabanın yanına, hemen telefon numaramı aldı. Ben inşaattan onu gözlüyorum. Eve girdi, pecereye geçti, sonra beni aradı, “Arabanı gerçek mi satıyon, yoksa beni numaranı alayım diye mi yazdın?” dedi. Ben de, “Senin için yazdım!” dedim. Biraz sohbet ettik telefonda. Evliymiş, ama kocası yurtdışında (Almanyada) çalışıyormuş, 2 sene olmuş gideli. Ben içimden, (Yaşadık! Karı yaraksızlıktan kudurmuştur!) diye düşündüm ve karıya, “Yarın izin günüm, çalışmayacağım, yarın arabayla gezelim mi?” dedim. “Tamam, ama mahallede olmaz, yarın saat 10:00 da beni K….. Postanesinin önünden al!” dedi. “Anlaştık!” dedim telefonu kapadım. İçim içime sığmıyordu… 

Ertesi gün güzelce duşumu aldım, parfümümü sıktım ve anlaştığımız saate Postanenin önünden arabaya aldım. Arabam da Hunday Starex kapalı kasa. Neyse, arabayı şehir dışına doğru sürdüm. Gözlerden uzak müsait bir araziye çektim ve “Arkaya geçelim!” dedim. Geçtik ama karı, “Vermem, olmaz! Sadece sevişelim!” diyor, aklısıra naz yapıyor. “İyi ozaman sadece sevişelim!” dedim ve bunu öpmeye başladım. Var ya, karı kıtlıktan çıkmış gibi kemiriyor dudaklarımı... 

Bununla sevişirken elimi eteğinin altına sokup amına attım, amı su olmuş, külodunu vıcık vıcık ıslatmıştı. Külodunu çıkarmak istedim, biraz nazlandı, ama çıkardım. Yumuldum amına, amını yalamaya başladım, bu hemen, “Napıyon? Am yalanır mı hiç?” diyerek kafamı itti, amından uzaklaştırmaya çalıştı. Ben de, “Anlaşıldı, senin o pezevenk kocan hiç yalamamış, hem ağzının tadını bilmiyormuş, hem de seni bu zevkten mahrum etmiş!” dedim ve zorla yalamaya devam ettim. Dilimi amına soktuğumda, karı zevkten sara hastaları gibi sarsılmaya başladı… 

Bu arada, orospu vermem falan diye ayak yapıyordu, ama buluşacağız diye amının kıllarını bile traş etmiş. Neyse, ben bunun amını yalarken, bu bir kez titreyerek ve inleyerek orgazm oldu. Ama nasıl zevk suyu geliyoramından, sanki işer gibi boşalıyor karı. Ben amının sularını da şapur şupur yalarken, karı yumdu gözlerini, “Ne olur yarağını sok amıma!” diye bağırıyor, deli gibi çırpınıyor… 

Hemen yarağımı çıkardım ve başını tükürükleyip, başını amına dayadım. Karı tırnaklarını sırtıma geçirerek beni kendine çekiyordu. Yüklenmemle köküne kadar soktum amına, bacaklarını omzuma kaldırarak pompalamaya başladım. Bu zevkten ağlar gibi sesler çıkararak inliyor, “Bitirdin beni!” diyor, 2. ye orgazm oluyordu. “Dur daha bitmedi!” diyerek pozisyon değiştirdim ve bunu dörtayak domalttım, arkadan amına tekrar girip, belinden kendime çeke çeke sikmeye devam ettim. Amına kökledikçe tombul kalçaları dalgalanıyordu… 

Amını sikerken, bir elimle götünün yanaklarını ayırınca, götünün kap kara deliği nişan tahtası gibi ortaya çıktı. Başparmağımı ağzımda ıslatıp götüne sokunca bu daha da kudurdu, zevkten bağırıyor resmen. Durdum birden ve “Kocan olacak pezevenk götünü sikti mi hiç?” diye sordum. Soruma cevap vermedi, sadece, “Devam et, yarım bırakma!” diye yalvarıyordu. Tekrar sordum, “Götünü hiç siktirdin mi orospu?” dedim. “Evlenmeden önce halamın oğlu beni hep götten sikerdi! Ama durma kurban olurum, önden devam et!” dedi… 

Bunu duyunca ben hemen yarağımı amından çıkardım ve götünün deliğine sürtmeye başladım. Bu anladı götünü sikeceğimi, yalvarıyor, “Yavaş sok kurban olurum, acıtma!” diyordu. Yarağımı götüne kanırta kanırta sokarken, bu acıdan resmen eşşek gibi anırıyordu. Ama dinleyen kim, omuzlarından kendime çekerek köküne kadar geçirdim götüne. Bu, “Öldüm anam, götümü yırttın, kıprıdama nolur!” diye yalvarıyor. Elimle ağzını kapayıp götüne pompalamaya başladım. Karının amı dardı, ama götü amından daha da dardı… 

Bir süre sonra o da artık götünü ileri geri oynatmaya başlayınca elimi ağzından çektim ve amına attım. Götünü sikerken amını okşuyordum. Artık ikimiz de zevkten inliyorduk. Çok geçmeden karının amından zevk suları elime akmaya başlayınca, ben de böğüre böğüre karının götüne boşaldım… 

Almancının karısı 2 yıldır yaraksız kalmanın acısını bir günde çıkarmak istiyordu sanki, o gün arabada 5 defa siktim onu. Bu olay 8 ay önce oldu, o gün bugündür bazen kendi evine alıyor beni, bazen de fantazi olsun diye yine arabada sikiyorum. Karı her seferinde benim pilimi bitirene kadar sikilmek istiyor. Ben de sikmeye doyamıyorum! 

[Tolga] 

Ev Sahibimin Gelinini Ormanda Siktim!

15 Ara

Ben Oktay. Evliyim ve uzun yıllardan beri aynı apartmanda oturuyorum. Bundan 3 sene önce evsahibinin oğlu ve gelini tayin dolayısıyla Adanaya gelmişlerdi. Bizim binada evsahibinin yukardaki boş dairesine taşındılar. Onlarla tanıştıktan sonra, gelinle karım iyi arkadaş oldular, devamlı birbirimize gidip gelmeler başladı. Gelinin ismi Banu idi. Banu gayet samimi bir kadındı, 2 çocukları vardı, ama çok seksi biriydi. 



Birgün yine onlara oturmaya gittik. Banunun oğlu çok şimarık bir çocuktu, sürekli annesini bezdirirdi. Bir baktım annesinin götüne vuruyor, annesinin götünü çimdikliyor, eteğini falan aşağı çekiyordu. Bu dalaşma sırasında Banunun beli açılmış ve giydiği tangasına kadar görmüştüm. (O sırada babası bilgisayarda birşeylerle uğraşıyordu). Banu benim gördüğümün farkına vardı ve yüzü kızararak bana baktı. Ben birşey olmamış gibi davranıyordum. Neyse, biz biraz daha oturup, karımla kalktık evimize gittik. Ama ben iyice azmıştım, Banunun bıldır bıldır götü ve giymiş olduğu seksi tangası aklımdan çıkmıyordu. O gece yatağa girince, Banuyu siktiğimi hayal ederek karımı 2 posta, deli gibi siktim! 

Ertesi gün işten biraz erken gelmiştim. Karım evde yoktu. Kesin yukarı çıkmıştır diye düşünerek Banuya telefon açtım, “Karım sizde mi?” diye sordum. “Yok Oktay abi, istersen gel, çocuklar yemek yiyor, sen de ye!” dedi. Ben de, “Tamam!” dedim ve yukarı çıktım. Yemek yedikten sonra Banu, “Çay içelim!” dedi. “Olur!” dedim. Çay içiyorduk. Oğluyla kızı, “Anne biz parkta oynamaya gidiyoruz!” dediler çıktılar. Banu ile havadan sudan konuşuyorduk. Banu, “Oktay abi, akşam olanlardan dolayı özür dilerim, oğlum biraz saftır, ne yaptığını bilmez!” dedi. Ben biraz aptala yattım, “Anlamadım?” dedim. “Oğlum akşam popoma vuruyordu ya hani, sen gördün! Umarım ayıplamazsın?” dedi. “Haa, o mesele mi? Yok canım ne ayıplayacağım, çocuk daha!” dedim. O da, “Evet, çocuk işte!” dedi. “Ama şu da var ki…” dedim (cümleyi bilerek yarım bıraktım). Banu cümlenin sonunu beklerken, “Neyse boşver, ben artık gideyim!” dedim ve kalktım evime indim. 

Eve inince hemen tuvalete girip, Banuyu düşünerek 1 posta 31 çektim. Bu arada karım geldi, pazara gitmiş. “Ne zaman geldin?” dedi. “Şimdi geldim.” dedim. Akşam oldu Banu balkondan karıma seslendi, “Abla gel oturalım!” dedi. Karım da, “Tamam geliyorum!” dedi. Banunun kocası olmadığından ben gitmedim. Banu karıma anlatmış, Oktay abiyle beraber yemek yedik diye (ama diğer konuştuğumuz, oğlunun poposuna vurma meselesini anlatmamış). 

3 gün sonra, ben işten dönerken, Banu da markete gidiyormuş, apartmanın girişinde karşılaştık. Bana, “Oktay abi, kocam çalışıyor, akşam beni köye annemlere götürürmüsün?” dedi. “Tamam, götüreyim!” dedim. Eve girince karıma söyledim, “Sen de gel, birlikte gider geliriz.” dedim. Karım, “Ben gitmem, köyleri çok uzak, sen götür!” dedi. Köyleri 45-50 km falanmış. Akşam Banu çocuklarla geldi çaldı kapıyı, karımla vedalaşıp indik aşağı, bindik arabama ve yola çıktık. Yol boyunca hep havadan sudan konuştuk. Farkettim ki, çocuklar var diye Banu konuştuklarına dikkat ediyor, bazı konulara özellikle girmiyordu. Neyse, vardık annesine. Ben orda kalacaklar diye tahmin ediyordum ki, Banu kalmayacaklarını söyleyip, beni de içeri davet etti. 2 saat oturduk. Geri dönecektik. Çocuklar, “Biz burda kalmak istiyoruz!” dediler. Banunun annesi de, “Nasılsa okul yok, haftasonu kalsınlar!” deyince, çocuklar orda kaldı, biz geri dönmek üzere yola çıktık. 

Köyden uzaklaşır uzaklaşmaz Banu hemen sordu, “Oktay abi, ogün birşey diyecektin demedin, ne söyleyecektin?” dedi. Ben de yine, “Boşver, söylemeyim!” diyerek Banuyu iyice meraklandırıyordum. Koluma yapışıp, “Ne olur söyle hadi, merak ediyorum!” diye ısrar edince, “Söylerim ama kızmak yok!” dedim. “Söz kızmayacağım, söyle!” dedi. Halen kolumu bırakmamıştı. “Biliyormusun Banu, Tanga külot sana çok yakışıyor, seni olduğundan daha seksi gösteriyor. Hatta…” dedim, (yine cümleyi tamamlamadım). Banu kolumu öyle sıkı tutuyordu ki, “Evet, Hatta? Devam et!” dedi. “Hatta okadar tahrik oldum ki, eve varınca seni düşünerek karımı 2 posta becerdim! Valla kocan çok şanslı bir erkek!” dedim. Bunları konuşurken benim yarak çadırı kurmuştu çoktan… 

Banu bana kızacak diye beklerken, Banu derin bir nefes aldı. Sordum, “Ne oldu? Çok mu kızdın?” dedim. “Yok kızmadım Oktay abi, ama yarama tuz bastın!” dedi, kocasının ilgisizliğinden bahsetti. Meğersem Banu kocasından çok dertliymiş, konuştukça konuştu. “Kocam annesinin babasının sözünden çıkmıyor, keşke gelmeseydik Adanaya! Bana karşı bütün ilgisini kaybetti!” diye anlatmaya devam etti. Ben de yangına körükle gidip, “Yani seks hayatınızı da mı etkiledi?” dedim. “Oktay abi, zaten çoktan beri seks hayatımız falan yok!” dedi. Bana cesaret gelmişti, bir sigara yaktım ve Banuya uzattım, “Al bir sigara iç, efkarın dağılsın!” dedim. Sigarayı verirken elini tuttum, tepki vermedi. Bundan cesaretlendim ve elimi bacaklarına attım. Yine tepki vermeyince, (içimden bu iş tamam, o da istiyor dedim) bacağını okşamaya başladım. Çok geçmeden Banu da elini yarağıma atınca, ben anayoldan ormana giren ilk yola saptım, 200 metre falan gittim ve arabayı sota bir yere durdurdum… 

Hemen Banunun dudağına yapıştım. O da dünden razıymış zaten, başladık öpüşmeye. Ellerim de boş durmuyordu, bir elimi tişörtünün altına sokup göğüslerini, diğer elimi de eteğinin altına sokup, külodunun üstünden amını okşuyordum. O da benim yarrağımı pontolonun üstünden okşamaya devam ediyordu. Ben, “Arka koltuğa geçelim!” dedim. Geçtik, ben bunu öpmeye okşamaya devam ettim. “Oktay abi, biraz acele edelim, şimdi annemler vardınız mı diye ararlar!” dedi. “Tamam!” dedim, önce hemen kendi pantolonumu ve donumu çıkardım, sonra da Banunun külodunu çektim çıkardım bacaklarından. Banu bacaklarını ayırıp, sikimiamına sokmamı beklerken, ben yumuldum amına ve amını yalamaya başladım. Banu oldukça şaşırmıştı, “Oktay abi, ne yapıyorsun?” dedi. “Amını yalıyorum! Kocan hiç yalamadı mı?” dedim. “Yoooo!” dedi. “Ben yalamadan sikmem!” dedim ve tekrar yumuldum. Dilimi amına sokunca, önce irkildi, sonra zevkten inlemeye başladı… 

Ben yaladıkça uçuyordu. Amından şarıl şarıl sular gelmeye ve boşalmaya başlamıştı. “Hadi sik artık, geç kaldık!” diye saçlarımı asılıyordu. “Tamam aşkım, sikeceğim, sakin ol!” dedim, doğrulup, Banunun o güzelamına yarrağımı sürtmeye başladım. Banu daha da kudurmuştu, “Oktay abi sok artık, dayanamıyorum, gir içime!” diyordu. Ben de yarağımı amına olanca hızımla soktum. Önce, “Ohhhhh!” diye bir çığlık attı, ardından da çıldırmış gibi inlemeye başladı. Birkaç kez sokup çektikten sonra Banu yeniden boşaldı ve “Oktay abi, mahvettin bitirdin beni! Hadi sen de boşal da, gidelim, geç kaldık!” dedi. “Daha dur bakalım, nereye gidiyoruz? Senin o hasta olduğum götünü de sikmeden şurdan şuraya gitmiyoruz!” dedim. 

Banunun saf saf yüzüme bakışından anladım ki, Banu götünü hiç siktirmemiş. Telaşlandı, “Nasıl olacak kiordan?” dedi. “Sen o işi bana bırak, hadi arabadan inelim!” dedim. İndik arabadan, Banunun ellerini arabanın kaportasına dayadım, belinden bastırıp götünü arkaya çıkardım ve arkasına geçip eteğini beline topladım. Önce güzelce bir götünü yaladım, sonra da yarrağımı götüne dayadım. Bastırdım. Başı girince, “Oktay abi çok ağrıyor, ne olursun çıkar!” dedi. Kim dinler? “Şşşşşt, sessiz ol aşkım, az kaldı, sık dişini biraz, bitti!” deyip birdaha yüklendim. Yarısını sokmuştum götüne. Birkaç kez sokup çektikten sonra götü alıştı, artık dibine kadar köklüyordum… 

Banunun hiç sikilmemiş daracık götünü sikmek okadar zevkliydi ki, saatlerce sikebilirdim. Ama daha 10 dakika sikmeden, “Oktay abi ne olursun boşal artık, her yerim uyuştu, dizlerim tutmuyor!” diye yalvarınca, hızlandım ve götüne boşaldım. Yarağımı götünden çekince, Banunun götünden osurukla birlikte döllerim dışarı püskürdü. Hemen kağıt mendille temizlendik ve toparlanıp yola devam ettik. 

3 yıldan beri Banu ile fırsat buldukça halen sikişiyoruz. 

[Oktay] 

40 Beden 42 Beden Derken Yarrağı Yedim!

15 Ara

Merhabalar ben Selin. 34 Yaşındayım. Bu hikayem bundan 14 yıl önce geçti başımdan. Ben ozaman 20 yaşındaydım, Ankara’da okuyordum ve aynı zamanda bir mağazada tezgahtarlık yapıyordum. Mağazada çalıştığım bir gün, ben yaşlarda atletik yapılı biri girdi mağazaya, oldukça hoş bir görüntüsü vardı. Görüntüsünden etkilenmedim desem yalan olur. Sağ elindeki parmaklarının eksik olması dışında mükemmel bir görüntüsü vardı. Babası için bir kaşe pantolon aldı, onu alırken askıda olan bir pantolonun 40 bedenini sordu. Ben de normal olarak, “Kim için?” dedim. “Benim için.” dedi. “Size 40 beden olmaz.” dedim. “40 beden istiyorum.” dedi. Ben olmaz dedim, o inatla 40 beden istedi. Ben de, “Varmısın iddiaya? Akşam yemeğine! Sana 40 beden gelmez!” dedim. “Peki!” dedi ve bir tane 40, bir tane de 42 beden Pantolon verdim (aslında 44 vermeyi düşünmüştüm, iri görünüyordu, ama inat edince 42 verdim). 


Neyse kabine girdi ve giydi pantolonun birini çıktı. Sanki onun için özel olarak dikilmişti pantolon. Ben hemen, “Bak 42 beden sana cuk diye oturdu, birde 40 diye inat ediyorsun!” dedim. Elindeki diğer pantolonu bana uzattı, hafifçe gülümsedi. Elindeki pantolon 42 bedendi, resmen dumur olmuştum. Bana, “İddiayı kazandım, ne zaman yemeğe çıkıyoruz?” dedi. Ben kıvırmaya çalıştım, ancak kurtaramadım, Cumartesi akşamı için sözleştik. 

Cumartesi çıkış saatimden 5-10 dakika önce mağazanın önünde belirdi. Oldukça şık giyinmişti ve o gün iddiaya girdiğimiz pantolon vardı üzerinde. Çıktık. “Nereye gidelim?” dedim. “Yemeği sen kaybettin, sen seç!” dedi. Tunalı da bildiğim bir restorana götürdüm. Yemek sırasında sohbete başladık. Çok hoş sohbetti ve samimi idi. Yemek süresince ona, burada yalnız yaşadığımdan, okuduğum okuldan, babamın mesleğine, anemin ev hanımlığına kadar her şeyi anlatmıştım. Onun hakkında bildiklerim ise bir hastanede çalıştığı, teknisyen olduğu ve adının Koray olduğu idi. Yemek bitti, tam ben ona veda edip telefonunu istemek üzere idim ki, “Yemeğimizi yedik, hadi biraz eğlenelim, yemeği sen ısmarladın, altında kalamam, seni güzel bir mekana götüreyim!” dedi. Ben önce olmaz dedim, ama ünlü bir klübe gideceğimizi söyleyince kabul ettim. (O zamanlar Ankaranın en lüx disko barı idi ve çok merak ettiğim bir yerdi). 

Bindik taksiye gittik. Kapıdaki bodyguard hemen önün ilikledi, “Ağbi hoşgeldin!” dedi. Demek ki daha öncede çok defa gelmişti buraya. İçeri girdik, bara oturduk. Barmen de tanıyordu onu. Bana, “Ne içersin?” dedi. “Bira.” dedim. “Yok olmaz, senin gibi güzel bir kız öyle basit içkileri içmemeli, sana Baileys ısmarlayalım!” dedi. “Peki.” diyebildim. İlk defa içecektim bu içkiyi ve inanın çok hoşuma gitti. Kremalı şekerli kahveyi alkollü düşünün, içinde buz taneleri. Epey bir süre içtik. Ben iyice sarhoş olmuştum. Dans ederken onun parfümü beni öylesine etkilemişti ki, kendimi ona sürtüyor ve onu tahrik etmeye çalışıyordum. Onunla birlikte olmak istiyordum, kafama koymuştum, onu elde etmeliydim… 

İyice sarhoş olmuştum. Bana, “Artık seni evine bırakayım!” dedi. “Peki.” dedim. Taksiye bindik. Yarı uyur, yarı uyanık apartmana geldik. Beni yukarı çıkarttı. Evime girdik, daha koridorda dudaklarına yapıştım. Uzunca bir öpüşmeden sonrasını hatırlamıyorum. Benim maksadım resmen kendimi düzdürmekti ona. 

Ertesi gün kalktığımda bütün kıyafetlerim üzerimde, odamda yatıyordum. Kalktım, elimi yüzümü yıkayıp salona geçtim. Koray kıyafetlerini çıkartmış, özenle katlamış, sehpaya koymuş, üzerine bir battaniye alıp kanepeye uzanmış uyuyordu. O sarhoş halimde bana elini bile sürmemişti. Oysa onun yerinde başka bir erkek olsaydı, ben de ona o kadar sürtünmüşken, istediği herşeyi yapabilirdi bana. Ama Koray hiçbir şey yapmamıştı. Bu davranışı onu daha da çekici kılmıştı. Ona kahvaltı hazırladım ve uyandırmak için salona geçtim. 

Üzeri açılmıştı, üzerinde sadece dar bir baksır vardı ve iri siki onun içinde kıvrılmış duruyordu. O anda üzerine çıkmak geldi içimden, ama kendime hakim oldum. Onu uyandırdım. Elini yüzünü yıkamaya banyoya gitti. Giderken arkadan onu hayranlıkla seyrettim. Tam bir üçgen vücudu vardı, sıkı kalçalar, ince bir bel, geniş omuzlar kaslı kollar ve omuzlar çok tahrik ediciydi. Kahvaltımızı yaptık. Lafı geceye getirdim, “Senin yerinde başkası olsa, bana istediğini yapardı!” dedim. “Evet biliyorum, ama seks iki kişi karşılıklı istiyorsa güzeldir! Yoksa, ben seni sarhoşken becersem n olur, becermesem n olur!” dedi. Bu cümleyi bitirdiğinde ben onun kucağına oturmuş, dudaklarına yapışmıştım bile… 

Beni kucağında yatak odama götürdü, yere indirdi ve öyle sakin hareketlerle soydu ki beni, kendim bile bu kadar nazik soyunamıyordum. Dudaklarıma yapıştı, beni yatağıma uzattı, önce kulak memelerimi emmeye başladı, ordan boynuma indi. Öpmekle emmek arası, çok hoş hissettiriyordu bana. Memelerime indi, onları emiyor okşuyordu. Bir süre orada oyalandıktan sonra aşağılara inerek ve amımı yalamaya emmeye başladı. Dilini öyle muhteşem kullanıyordu ki, beni uçuruyordu. Bir parmağını amıma sokmaya başladı, hem parmağı ile beni uyarıyor, hem de klitorisimi emiyordu. Kısa sürede ilk orgazmımı yaşattı bana. Artık içime girmesi için yalvarıyordum… 

Üzerime geldi, yavaşça girdi içime. Sikini, boşalmaktan iyice gevşemiş amımın her milimetresinde hissediyordum, öylesine güzeldi ki anlatamam. Amıma hızla gidip geliyordu artık. O hızlandıkça, ben, Daha, daha!” diye inliyordum. Bir süre böyle devam ettikten sonra beni üste çıkarttı ve tekrar amıma girdi. Onun üzerine eğildim, hem göğüslerimi emiyor, hemde alttan amıma pompalıyordu, muheşemdi. Sonra beni omuzlarımdan iterek üzerinde tam dik olarak oturmamı sağladı. Halen siki içimde idi. Belimden kavradı ve ileri geri sarsmaya başladı. Gittikçe hızlanan bir tempo ile sarsıyordu beni. Ve ben tekrar boşaldım. Hemde ne boşalma! Amımdan gelen sular ikimizin arasından Koray’ın yüzüne kadar geliyordu. O ise halen sikmeye devam ediyordu… 

Ben bu şekilde üstüste 3 kez boşaldım, ama o halen boşalmamıştı. Kendimi kötü hissetmiştim o anda, beni 4 kez dorukların en tepesine çıkaran erkeği 1 kere bile boşalatamamıştım. Ki, diğer daha önce birilikte olduğum erkek arkadaşım 5 dakikada boşalırdı. Koray yarım saatten fazladır içimde idi ve halen boşalmamıştı. Aklıma birşey geldi ve kulağına eğilip, “Beni arkamdan yaparmısın?” dedim. O anda gözlerinin içi parladı, bu evet anlamına geliyordu. Hemen üzerinden kalktım, yatakta dört ayak oldum ve “Hadi erkeğim sik götümü!” diye inliyordum. 

Yanaştı arkama. Ben elimi arkaya uzatıp, sikini elimle arka deliğimin ağzına yerleştirdim. İtmeye başladı. Yavaş yavaş giriyordu götüme. Daha önce anal seks yapmış olduğum için acımadan alabiliyordum götüme. Kasıkları popomla birleştiğinde nasıl hoşuma gitti bilemezsiniz. Bana iltifatlar yağdırıyordu. Gittikçe hızlanan bir tempo ile götüme girip çıkmaya başladı. “Evet aşkım, geliyorum!” diyordu. Ben de, “Sik erkeğim, sik götümü, istediğin gibi sik!” diye inliyordum. Ki, daha önceleri anal seksi sadece erkek arkadaşım istediği için yapar ve zevk almazdım. Ama Koray götümü sikerken zevkten uçuyordum. Koray hızlanarak götümü sikmeye devam ederken, amımla da oynama başladı ve ikimiz aynı anda boşaldık. O döllerini götüme bir yanar dağ gibi püskürtürken, ben tekrar boşalmıştım. Yatağa serildim, o da üzerime yığıldı… 

Öylece siki götümün içinde duruyor ve ensemi öpüyor, şaçlarımı kokluyordu. Onun altında ezilmek bile çok hoşuma gitmişti. Biraz sonra götümden çıktı ve yanıma uzandı. Ben de onun göğsüne uzandım, birer sigara içtik ve kalkıp beraber duşa gittik. Duşun altına girince tekrar öpüşmeye başladık. Ona doyamıyordum. Beni önce bir güzel yıkadı ve sırtımı duvara yaslayıp, çöküp amımı yalayıp emmeye başladı. Başını amıma bastırıyordum. Biraz sonra doğruldu ve ben de bir bacağımı kaldırdım, beline doladım, o da sikini amıma soktu. Ben ikinci bacağımı da beline doladım. Kucağında idim ve beni hoplatıyordu. Ben boşalana kadar böyle devam etti. Sonra kucağından indim ve arkamı dönüp, “Hadi erkeğim sen de boşal, götümü sik!” dedim. Hemen yerleştirdi götüme ve pompalamaya başladı. Çılgın gibi girip çıkıyordu götüme. Ve biraz sonra boşalmıştı. Tekrar duşlarımızı aldık ve çıktık, içeri geçtik. Akşam üzeri olmuştu. Gitmesi gerekiyormuş ve giyinip gitti. 

Sonrasında 3 hafta boyunca onunla beraber olduk. Her buluştuğumuzda saatlerce sevişiyor, deliler gibi siskişiyorduk. Ama 3. haftanın sonunda, benim kıskançlığım yüzünden tartıştık ve o da artık görüşemiyeceğimizi söyleyerek gitti. Gidiş o gidiş, bir daha ondan haber alamadım. Ondan ayrıldıktan kısa süre sonra onun haklı olduğunu öğrendim, benim çalıştığım mağazadaki bir kız yüzünden kıskanmıştım onu. O kızla da tartıştım. O kız bana, “Sen çok şanlısın, ben ona çok asıldım ama yüz vermedi, sen salak ise ondan ayrıldın, oh canıma değsin!” dedi. O anda dünyalar başıma yıkıldı desem yeridir. 

Ayrıldıktan 3 yıl sonra ilk defa Metroda gördüm onu, kucağında küçük sarışın bir erkek çocuğu vardı, yanında da eşi! Evlenmişti. İçimden gidip eski bir arkadaş gibi tanışmak ve numarasını kaybettiğimi söyleyip istemek geldi, ama eşinin ona problem yaratabileceğini düşünerek yaklaşamadım bile. Onun gibi bir erkeği bir daha ne gördüm, ne tanıdım, nede öyle bir erkekle seks yapabildim

Seni hiç unutmadım ve asla unutmayacağım Koray! Eğer bir gün bir kaçamak yapmak istersen beni bulursun umarım! 

[Selin]

Bayanlar Arkadaş Arıyorum

15 Ara

Merhaba, Ben İstanbul Anadolu Yakasından Emrah..  180 boyunda ela gözlü kumralım. Yaşım 27. Üniversite mezunuyum. Herkonuda konuşmak isteyen bayan arkadaşların maillerini bekliyorum..  Gizlilik temel prensiptir

 

Mail Adresim : asit.mirza@gmail.com

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.